<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>F.Ü. SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/12052</link>
<description/>
<pubDate>Mon, 27 Apr 2026 18:31:08 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-27T18:31:08Z</dc:date>
<item>
<title>Kırım Savaşı’nda (1853 – 1856) Rus – İran yakınlaşmasına karşılık Osmanlı’nın İngiltere ile izlediği politikanın esasları</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/12196</link>
<description>Kırım Savaşı’nda (1853 – 1856) Rus – İran yakınlaşmasına karşılık Osmanlı’nın İngiltere ile izlediği politikanın esasları
Uluerler, Sıtkı
Kırım Savaşı; ortaya çıkış sebepleri, savaşın seyri ve sonuçları açısından pek çok özelliği içinde barındırmaktadır. Savaş görünürde Osmanlı ile Rusya arasında yaşanan siyasi anlaşmazlıkların sonucu gibidir. Ancak savaşın çıkış sürecindeki gelişmeler, Kırım Savaşı’nın devrin büyük güçleri olan İngiltere, Fransa ve Rusya arasındaki rekabetin bir yansıması olduğunu da göstermektedir. Bu dönemde yoğun bir şekilde yürütülen diplomatik görüşmeler ve çok cepheli müzakereler, her devletin kendi çıkarları bağlamında meseleyi değerlendirdiğini ortaya koymaktadır. Böylesine siyasi hesapların ve menfaatlerin ön planda olduğu bir vaziyette başlayan Kırım Savaşı’nda, Rusya karşısında Osmanlı’ya destek veren İngiltere ve Fransa, kendi siyasi çıkarları özelinde hareket etmişlerdir. Rusya, bu durumu fark edince en azından savaşın cephesini genişletmek, Osmanlı’yı daha da hırpalamak ve Asya topraklarından Hindistan ile ilgili İngiltere’ye gözdağı vermek için İran ile ittifak kurmaya çalışmıştır. O sıralar Rus baskısı ve etkisi altında olduğu anlaşılan İran Şahı, 1853 yılı sonbaharında Rusya ile ittifak antlaşması yapmıştır. Bu bağlamda Kırım Savaşı’nda (1853-1856) Rusya’nın İran ile kurduğu ittifakın aşamaları ve bunun Osmanlı üzerindeki yansımaları temel inceleme konumuz olacaktır. Aynı zamanda savaşın önemli taraflarından biri olan İngiltere’nin, Rusya’nın esas niyetini fark edip bu ittifakı bozmak için yaptığı girişimler incelenecektir. Bu çerçevede 1853 yılından 1854 senesi sonlarına kadar yoğun bir seyir izleyen diplomatik temaslar, Osmanlı’nın, İngiltere ile birlikte hareketi ve İngiltere’nin etki noktasında hem Osmanlı hem de İran üzerindeki tesirleri izah edilmeye çalışılacaktır.; Crimean War has several characteristics concerning the reasons for its outbreak, course and consequences. The war seems to be the result of political disputes between the Ottoman Empire and Russia. However, the developments experienced during the outbreak of the conflict were a reflection of the competition between the great powers of the era; Britain, France and Russia. Because, the intense diplomatic negotiations and multi-faceted negotiations that were conducted at the time demonstrated that each party assessed the issue based on its own interests. In the Crimean War, that started in an environment where such political calculations and interests were in the focus, Britain and France that supported the Ottoman Empire against Russia, acted in their own political interests. When Russia realized this fact, it tried to form an alliance with Iran in order to expand the battlefield, to further crush the Ottoman Empire and to intimidate Britain in India in Asia. Iran Shah, who was understood to be under the Russian influence during the time, signed an alliance agreement with Russia in the autumn of 1853. In this context, the stages of the alliance that Russia established with Iran during the Crimean War (1853- 1856) and its repercussions on the Ottoman Empire will be the main topic of the present study. Furthermore, the attempts of Britain, which was one of the most significant sides of the war, to disrupt the alliance after recognizing the real objective of Russia will be examined. In this framework, the intense diplomatic contacts that lasted during 1853 and 1854, Ottoman actions along with the British intentions and the British influence on the Ottoman Empire and Iran will be discussed.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/12196</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Beşinci Haçlı Seferi (1217-1221) esnasında Mısır Sultanı El-Kâmil’e karşı darbe girişimi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/12195</link>
<description>Beşinci Haçlı Seferi (1217-1221) esnasında Mısır Sultanı El-Kâmil’e karşı darbe girişimi
Çelik, Sabahattin
1097 yılında başlayan ilk Haçlı Seferi sonucunda Frenkler, İslam dünyasına bir hançer gibi saplanarak Urfa, Antakya, Kudüs ve Trablus’ta birer devlet kurdular. 1216 yılında Papa III. İnnocentius, Kudüs’ü geri almak ve kutsal topraklardan Müslümanları atmak amacıyla Beşinci Haçlı Seferi’ni başlattı. Haçlılar Mısır’ın anahtarı konumundaki Dimyat şehrini uzun süre kuşatmalarına rağmen bir türlü ele geçiremediler. Tüm ümitlerini yitirdikleri esnada beklenmedik bir gelişme oldu ve Mısır Eyyubî Sultanı el-Kâmil’e karşı ibn-i Meştûb liderliğinde bazı generaller darbe girişiminde bulundular. Kendi güvenliğinden emin olamayan sultan, stratejik olarak avantajlı konuma sahip bulunan el-Âdiliyye’deki karargâhını terk etmek zorunda kaldı. Haçlılar hiç emek sarfetmeden el-Âdiliyye’yi ele geçirerek Dimyat kuşatmasını sıkılaştırdılar. Dışardan yardım alamayan Dimyatlılar açlık ve hastalıktan dolayı şehri savunamadılar ve Dimyat Haçlıların eline geçmiş oldu.; As a result of the First Crusade started in 1097, the Franks stood like a dagger in the Islamic world and founded a state in Jerusalem, Urfa, Antioch and Tripoli. In 1216 the Pope III. İnnocentius started the Fifth Crusade in order to retrieve Jerusalem and throw the Muslims out of the holy ground. Although the Crusaders have long surrounded the city of Damietta which is the key of Egypt, they did not take over in no way. There was an unexcepted development when they lost all their hopes and some generals attempted coup aganist Egyptian Eyyubi Sultan El-Kâmil under the leadership of the ibn-i Meştûb. The Sultan who is not sure of his own safety, had to leave his headquarters by seizing the al-Adiliyye which had a strategically advantageous position. The Crusaders have seized the al-Adiliyye without any effort and have squeezed the siege of the Damietta. Dimitrians who could not get help from outside, did not defend the city because of hunger and disease and the Damietta has crossed the Crusaders
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/12195</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Dönemin basınına göre varlık vergisi uygulaması</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/12194</link>
<description>Dönemin basınına göre varlık vergisi uygulaması
Aydın, Mehmet Korkud
II. Dünya Harbi sürecinde Türkiye; bir taraftan dış politikasında hassas bir denge kurmak, diğer taraftan da Türkiye'yi her an savaşa girecekmiş gibi askeri, siyasi, psikolojik ve ekonomik anlamda hazır tutmak adına oldukça sert tedbirlere başvurmuştu. Bu tedbirler içinde Varlık Vergisi, Milli Müdafaa (Korunma) Kanunu ve Toprak Mahsulleri Vergisi gibi uygulamalar yer almış; uygulamadan doğan sosyal ve siyasi yönden travmalar yaşanmıştı. II. Dünya Harbi yıllarında Hükûmetin ekonomik alana yaptığı müdahalelerin ilki Varlık Vergisi uygulaması olmuştu. Dönemin basını incelendiğinde, mevcut yapı caydırıcılıktan uzak kalmış, bazı sermaye sahipleri bu dönemde daha çok kazanç elde etmişlerdi. Devlet; piyasada vurgunculuk ve karaborsacılığın önlenememesi üzerine daha ağır yaptırımlar uygulamak zorunda kalmış ve Varlık Vergisi Kanunu'nu uygulamaya koymuştur. Varlık Vergisi Kanunu, 11 Kasım 1942 tarihinde TBMM tarafından kabul edilmişti. Varlık Vergisi ile amaçlanan; hem karaborsacılık ve vurgunculuğu ortadan kaldırmak hem de piyasada bulunan fazla paranın çekilmesini sağlayarak enflasyonun dengelenmesini sağlamaktı. Varlık Vergisi, teorik olarak Hükûmetin toplumsal huzuru sağlamak adına attığı önemli bir adım gibi görülürken, kamuoyu üzerindeki etkisi ise pek de olumlu olmamıştı.; During the 2nd World War, Turkey had to take strict measures to establish a sensitive balance in foreign policy, and keep Turkey ready in military, political, psychological and economic terms as if it was going to enter the war at any time. Among these measures, there were Capital Tax, National Protection Law, Soil Products Tax, and similar practices. Social and political traumas that stemmed from these practices were experienced. The first action of the Government in economic field during the 2nd World War years was the Capital Tax. When the press of the period is examined, it is observed that the then-current structure was away from being deterrent, and some capital owners gained more during this period. The state had to set stricter measures when profiteering and black-marketeering were not prevented, and enacted the Capital Tax. The Law of Capital Tax was accepted by the Grand National Assembly of Turkey on November 11, 1942. The aim with the Capital Tax was to eliminate profiteering and black-marketeering, and retract the excessive money in the market to balance the inflation. Although the Capital Tax was considered as an important step to ensure the peace in the society in theoretical terms by the Government, the effects of it on the public opinion was not that positive.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/12194</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Suça sürüklenmiş çocukların olumlu sosyal ve saldırgan davranışlarının bazı bireysel ve ailesel faktörler bağlamında incelenmesi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11508/12193</link>
<description>Suça sürüklenmiş çocukların olumlu sosyal ve saldırgan davranışlarının bazı bireysel ve ailesel faktörler bağlamında incelenmesi
Çelikten, Beyza Badanka; Demirli, Cihad
Çocuklar ebeveynlerini taklit ederek sosyalleşir ve kişilik özelliklerini, tutum ve davranışlarını ailesi içerisinde öğrenerek tamamlar. Bu araştırmanın temel amacı suça sürüklenmiş çocuklara ait bazı bireysel ve ailesel faktörlerle çocukların olumlu sosyal davranışları ve saldırgan davranışları arasındaki farklılığı ortaya koymaktır. Araştırma örneklemi, İstanbul Adalet Sarayı 3. Çocuk Mahkemesi’ne gelen suça sürüklenmiş çocuklardan tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilmiş 67 erkek, 6 kız olmak üzere 73 çocuktan oluşmuştur. Bu çalışmada, araştırmacılar tarafından hazırlanan Görüşme Formu ve Bayraktar, Kındap, Kumru ve Sayıl (2010) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Olumlu Sosyal ve Saldırgan Davranışlar Ölçeği kullanılarak değişkenler incelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda, yalnızca ebeveyn kaybı değişkeninin olumlu sosyal davranışlar üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği, diğer bağımsız değişkenlerin ise olumlu sosyal davranışlar ve saldırgan davranışlar üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği bulunmuştur.; Children socialize by mimicking their parents and complete their personality traits, attitudes and behaviors through learning in the family. The main purpose of this research is to reveal the difference between prosocial behaviors and aggressive behaviors of children with some individual and familial factors of delinquency in children. The sample of the research consists of 73 children including 67 boys and 6 girls, who were selected by random sampling method from the delinquency in children who came to 3rd Juvenile Court of Istanbul Palace of Justice. In this study, the variables were examined through the Interview From prepared by the researchers and Prosocial and Aggressive Behaviors Scale adapted to Turkish by Bayraktar, Kındap, Kumru and Sayıl (2010). It was found that only the parental loss variable showed a statistically significant difference on the prosocial behaviors, whereas the other independent variables did not show any statistically significant difference on the prosocial behaviors and aggressive behaviors.
</description>
<pubDate>Mon, 01 Jan 2018 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11508/12193</guid>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
