Sui Generis (Kendine Özgü) Sınıfsal Aradalık / Sürüncemede Bir Kahraman: “Kızılcık Dalları”nın “Gülsüm”ü…

dc.contributor.authorArslan, Fatıh
dc.date.accessioned2026-08-12T15:57:29Z
dc.date.issued2021
dc.departmentFırat Üniversitesi
dc.description.abstractGeçiş dönemleri toplumsal dinamiklerin sorguya alındığı odalardır. Her yapının kendince etkisi yenidenleşme izleri taşır. Varlığı; günah çıkarma, hesaplaşma ve tefekkür boyutlarında kalmanın ötesinde kimliği inşa eden dinamikleri topyekûn muhatap almak adınadır. Türkiye’nin ve edebiyatının yan yana yürüdüğü değişim/dönüşüm serencamı, kendi içerisinde derin yapılara işaret eder. Yazarların kurgusal metinleri, halkının niyetlerini de kaydeden toplum sismografyalarıdır. Türkiye, bu anlamda yoğun kırılmalar yaşadığı için kurmaca olmasına rağmen edebiyatta da derin izler bırakmıştır. Kabullenilmiş zamanlardan sorgulayan zamanlara, materyalizmden diyalektiğe, modernden postmoderne ve daha ötesine, doğumu bir türlü gerçekleşmeyen yoğun sancılarla uğraşmıştır. Hep yarıda kalınan seferler, hep kendini ithal tanımlamalarla yoklayan yaşama bilinci, nihayetinde farkına varmadan tanımsızlıkların pratiğinde kaybolmuştur. “Modern edebiyat” denilen müphem terimin altında kategorize edilmiş yeni Türk edebiyatı da bütün keşmekeşleriyle, adını koyma, geciken zamana yıkılmış anlardan ses verme telaşındadır. Bütün yazın, aslında “Tutunamayanlar”ın kendince dramatik organizasyonlarıdır. Bu anlamda dönüşüm tam anlamıyla bir “transformasyon” olarak kabullenilip hep yakınlarda tutulur. Reşat Nuri yazdıkları, yazma biçimi, estetik yoğunluğu, popülerliği bir tarafa kısa notlarla eleştirel dönemlere farklı açılardan tanıklık eder. Tam da göçüşün, geçişin ve kuruluşun içinde kalmak, yazma niyetinin ötesinde entelektüel sanrılara açar ifadeler taşır. Bir sitcom gibi tasarlanmış ve konağın içiyle büyük oranda yürüyen “Kızılcık Dalları” isim içerik uyuşmazlığını barındırmanın ötesinde “Gülsüm” ve onun temsil niyetlerini kararsızlığın pusunda yeniden anlatmaya, katılmaya çağırır bizi. Metin boyunca yerine, tavrına karar veremeyen anlatıcı nihayetinde hızlıca toparlanır ve olayların sadece ipuçlarıyla yetindiğimiz keyifli bir zaman geçirme olarak anlatıyı nihayete erdirir. Sosyal statü, çatışma, ön yargıların yoğurduğu sınıfsal anekdotlar, yeni(den)leşme bedellerini ödemeye devam etme pahasına kurgu oyununu sözün buyurganına teslim etmiştir.
dc.identifier.endpage560
dc.identifier.issn2667-5641
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage553
dc.identifier.trdizinid483117
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/483117
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/39968
dc.identifier.volume16
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTurkish Studies - Language and Literature
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.relation.tubitakinfo:eu-repo/grantAgreement/TUBITAK//
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260511
dc.subjectKültürel Çalışmalar
dc.subjectEdebiyat
dc.titleSui Generis (Kendine Özgü) Sınıfsal Aradalık / Sürüncemede Bir Kahraman: “Kızılcık Dalları”nın “Gülsüm”ü…
dc.typeArticle

Dosyalar