The Natural Catastrophes Between 18th And 19th Centuries in the Ottoman Empire in Anatolia
| dc.contributor.author | Yılmazçelik, İbrahim | |
| dc.date.accessioned | 2026-08-12T15:13:28Z | |
| dc.date.issued | 2018 | |
| dc.department | Fırat Üniversitesi | |
| dc.description.abstract | Events coming into being out of human control and destructing the equilibrium of social and economic structure are generally named as catastrophes and natural disasters[1]. In its most general definition “catastrophe” is a destructive event, which has an effect in human life. Specifically, it is a destruction that is caused by nature[2]. Catastrophes can be categorized in two groups including social and natural ones. This study does not deal with the catastrophes coming into being by human hand but mainly focuses on natural disasters. People have always become desperate mostly because of earthquakes, famines as a result of drought, epidemic invasion of insects, cholera (illet-i mahfufe), plague (ta’un) torrents and heavy rains, intense heat (şiddet-i harare) and intense cold (şiddet-i şita), conflagration, animal diseases like hoof and mouth diseases and cattle pestilence. Within a long lasting period so as to study this subject several classifications in Ottoman Archives in Prime Ministry (Cevdet, İrade, Ali Emiri, Hatt-ı Hümayun and partially Mühimme classifications) were scanned. In addition, with an exemplification way, the Ottoman Law Records “chronicles” coinciding with the same period in important Anatolia centers (Diyarbakır, Harput, Trabzon, Adana, Antep, Ankara, Amasya, Bursa, Kayseri, Konya) were scanned. Moreover, chronicles (Asım, Şani-zade, Lütfi and Cevdet Tarihi) and travel books (especially written by foreign travelers) which belong to the same period were scrutinized. The subject, natural disasters in Ottoman State has covered a wide field of study. Hence, history of natural disasters in Anatolia is taken as a focus point. In this respect, natural disasters in Aleppo, Mosul, Kerkük, Süleymaniye, Erbil, Rakka that were in Ottoman Anatolia during the Ottoman reign are also inspected in this study. However, Istanbul and its near periphery are out of this studies subject because of its distinctive feature. This study aims to call attentions to natural disasters in Ottoman Anatolia and to preventive measures taken throughout the last two centuries of Ottoman State so as to enable to success more significant analysis on the socioeconomic history of Ottoman State [1] According to an opinion about catastrophes “whichever kind they are named, whole catastrophes belongs to category accident that they perceived as unusual and unexpected by the individuals. This category plays role in history that has always been a controversial subject… Gy. Hazai, “Osmanlı Tarihinde Doğal Afetlerin Rolü Hakkında Birkaç Görüş”, Osmanlı İmparatorluğunda Doğal Afetler, Editör Elizabet Zachariadou, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, Istanbul, 2001, p.3. [2] Cemallettin Şahin, Türkiye Afetler Coğrafyası, Gazi Uni. Gazi Eğt. Fak. Yay. Ankara, 1991, p.1. | |
| dc.description.abstract | İnsanların kendi iradeleri dışında gerçekleşen ve meydana geldikleri dönemlerde toplumun sosyal ve ekonomik dengelerini alt-üst eden hadiselere genelde tabiî afetler adı verilmektedir. En geniş manasıyla “Afet”, insanlara zarar veren olaylardır. Biraz daha dar kapsamlı olarak da, doğanın sebep olduğu yıkımdır.Afet türlerini beşerî ve tabii olarak ikiye ayırmak mümkündür. Ancak doğrudan insan eliyle meydana getirilmiş afetler üzerinde bu çalışmada durulmamıştır. Tabii afetler esas olarak alınmıştır. Tabii veya doğal afetler, adından da anlaşılacağı üzere doğal kökenli olup, oluşumları temelde tabiata ve tabiat olaylarına ve özelliklerine dayanmaktadır.Başta deprem olmak üzere, kıtlık ve buna bağlı olarak kuraklık, çekirge ve benzeri böcek istilaları, veba (ta’un) salgınları, kolera (illet-i mahfufe) salgınları, sel ve şiddetli yağmurlar, şiddetli sıcak (şiddet-i harare) veya şiddetli soğuk (şiddet-i şita), yangın, hayvan hastalıkları (şab, sığır vebası) ve benzeri hadiseler karşısında insanların çoğu kez çaresiz kaldıkları bilinmektedir. Afetlerin en önemli özelliği, doğal olması, can ve mal kaybına sebep olmalarıdır. Bir diğer özelliği ise çok kısa sürede yani aniden meydana gelmeleridir. En kısa süreli afet, deprem olup, süresi saniyelerle sınırlıdır. En uzun süreli afetler ise sel, su baskını ve fırtınadır. Tabii afetlerin en önemli özelliklerinden bir tanesi de başladıktan sonra engellenememesidir. Yani insanlar çaresizdirler. Bununla birlikte bazı tabii afetler önceden tahmin edilebilmektedir. Depremlerin nerelerde olacağını tahmin etmek mümkündür. Ancak ne zaman olacağını bilmek mümkün değildir. Heyelan, çığ, don ve sel olaylarının zamanını da tespit etmek mümkün olabilir.Uzun bir dönemden beri yürüttüğümüz ve ilk sonuçlarını bu tebliğimizde ortaya koyacağımız bu çalışmamızda; başta Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki çeşitli tasnifler (Cevdet, İrade, Ali Emiri, Hatt-ı Hümayun ve kısmen Mühimme tasnifi) taranmış ve buna ilave olarak örnekleme yoluyla yine aynı döneme ait Anadolu’daki önemli merkezlerin Şer’iyye Sicillerine de (Diyarbakır, Harput, Trabzon, Adana, Antep, Ankara, Amasya, Bursa, Kayseri, Konya) müracaat edilmiştir. Ayrıca yine aynı döneme ait Vak’a-nüvis tarihleri (Asım, Şanî-zade, Lütfi ve Cevdet Tarihi) ve seyahat-nameler (özellikle bu dönemlere ait yabancı seyyahların eserleri) de incelenmiştir. Bütün bunlara ilave olarak konu ile ilgili yerli ve yabancı genel mahiyetteki eserler ve tetkik eserlerden de konu takip edilmiştir. Osmanlı Devletinde tabiî afetler konusunun oldukça geniş bir alanı ihtiva ettiği gerçeğinden hareketle, konu araştırılırken sadece Anadolu ele alınmıştır. Ancak Osmanlı döneminde Anadolu’nun tabii sınırları içerisinde kabul gören, Halep, Musul, Kerkük, Süleymaniye, Erbil, Rakka gibi yerler de araştırma içerisinde değerlendirilmiştir. Bununla birlikte İstanbul ve çevresi özelliğine binaen araştırma dışında tutulmuştur. Bu tebliğimizde 200 yıllık bir süre içerisinde Anadolu’da meydana gelen tabiî afetler ve bunlara karşı alınan tedbirler genel hatları ile ortaya konulacaktır. Osmanlı devleti açısından oldukça sıkıntılı bir dönemi ihtiva eden bu dönemde meydana gelen hadiselerin ortaya konulması, dönemin sosyo-ekonomik tarihi üzerinde de daha ciddi analizler yapılmasına imkan verecektir. | |
| dc.identifier.doi | 10.21551/jhf.407939 | |
| dc.identifier.endpage | 37 | |
| dc.identifier.issn | 2458-7672 | |
| dc.identifier.issue | 1 | |
| dc.identifier.startpage | 8 | |
| dc.identifier.uri | https://doi.org/10.21551/jhf.407939 | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11508/30828 | |
| dc.identifier.volume | 4 | |
| dc.language.iso | en | |
| dc.publisher | Celal ÖNEY | |
| dc.relation.ispartof | Tarih ve Gelecek Dergisi | |
| dc.relation.ispartof | Journal of History and Future | |
| dc.relation.publicationcategory | Makale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.snmz | KA_DergiPark_20260511 | |
| dc.title | The Natural Catastrophes Between 18th And 19th Centuries in the Ottoman Empire in Anatolia | |
| dc.title.alternative | XVIII. ve XIX. yüzyilda Osmanli Devleti’nde (Anadolu’da) Meydana Gelen Tabiî Afetler | |
| dc.type | Article |







