15 Temmuz Darbe Girişiminin Akademisyenlerin Dini Grup Algılamaları Üzerine Etkisi

dc.contributor.authorToman, Hasan
dc.contributor.authorEroğlu, Gültekin
dc.date.accessioned2026-08-12T15:07:53Z
dc.date.issued2025
dc.departmentFırat Üniversitesi
dc.description.abstractTürkiye’de 15 Temmuz 2016 yılında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) marifetiyle Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup askerin fiilen bir darbeyi gerçekleştirmeye çalışması Türk halkının birçok açıdan ciddi sorunlarla yüz yüze gelmesine neden olmuştur. Ankara, İstanbul başta olmak üzere stratejik öneme sahip şehirlerde fiziki çatışmaların olmasına ve neticesinde birçok vatandaşın şehit edilmesine ve gazi olmasına neden olan bu olay Türkiye’de mevcut geleneksel birçok anlayışın değişimi üzerinde hissedilir bir etki bırakmıştır. Her ne kadar kimi dini gruplar bu darbe girişimine karşı birlik olup Türk devletinin yanında saf almış ve hatta üyelerinden kimilerini şehit vermiştir. Bu darbe girişiminin genel anlamda Türk halkının dini gruplara karşı mevcut algılarında farklı seviyelerde değişimlere neden olduğu düşüncesiyle bir araştırma yapılması önemli görünmekteydi. Bundan dolayı, darbe girişimi sonrası dini gruplara yönelik algıların ve/veya yaklaşımların hangi yönde seyrettiğini anlamak adına nitel bir çalışma yapılmıştır. Bu bağlamda, dini grupların dış istihbaratlar tarafından kullanıldığı, dini grupların amaçları dışında faaliyetlerde bulunduğu, dini grupların siyasi çevrelerle olan ilişkisinin sorunlu olduğu, dini gruplara dair oluşan olumsuz algılardan dolayı seküler anlayışın yaygınlaştığı gibi hususlarda farklı seviyelerde algısal değişimlerin oluştuğu varsayımıyla darbe girişiminin neden olduğu değişimler çalışma kapsamında incelenmiştir. Nitel bir çalışma yönteminin kullanıldığı bu çalışma kapsamında çalışma evreni olarak İnönü Üniversitesinde görev yapan akademisyenler seçilmiştir. 10 sorudan oluşan bir mülakat formu hazırlanmıştır. Hazırlanan sorular 42 gönüllü katılımcıya yöneltilmiş ve darbe girişiminin dini-grup birey ve dini grup- toplum, dini grup-siyaset ilişkilerini ilgilendiren hususlarda dini gruplara karşı algılarında bir değişim olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen verilerden hareketle, katılımcıların görüşleri temalaştırılarak gerekli değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler neticesinde darbe girişiminin katılımcıların, farklı düzeylerde de olsa, genel anlamda dini gruplara dair algılarında değişimlerin olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Katılımcıların dini grup algılarının darbe öncesi ve sonrası hangi yönde değiştiğinin incelendiği bu çalışmada, katılımcıların dini grup algılarının genel olarak dini grupların aleyhine değiştiği görülmektedir. Buna göre, dini gruplar ben merkezli, ötekileştirici, devlet ve toplumsal bütünlük açısında bir tehdit olarak görülmektedir. Bundan dolayı, bireysel ve toplumsal boyutta dini gruplara yaklaşımlar daha mesafeli, daha temkinli olmayı gerektirmiştir. Özellikle, kimi katılımcılar tarafından devlet yönetimini ele geçirmeye çalışan FETÖ’nün dış kaynaklı bir yapılanma olarak nitelendirilmesi, diğer dini grupların da benzer bir potansiyele sahip olma olasılığını güçlendirmiştir. Dini gruplarla ilgili olumsuz yargıların oluşmasını tetikleyen darbe girişimi genel anlamda diğer dini gruplara karşı da belli bir düzeyde güvensizliğin oluşmasına neden olmuş ve bundan dolayı, dini grup üyelerinin aidiyet duydukları dini gruplardan kopmalarına ve/veya potansiyel dini grup sempatizanların dini gruplardan uzak durmalarına neden olduğu katılımcılar tarafından dile getirilmiştir. Buna ilaveten, katılımcılara göre dini grupların taraftar kazanımlarında sorunlar oluşmuş, dini grupların taraftar edinim yöntemlerinde farklı yönelimler ortaya çıkmıştır. Bireyin suistimal edilen dini duyguları toplumsal dindarlığı olumsuz yönde etkilemiş ve bundan kaynaklı olarak, dini olgularla ilişkili meselelerde toplumsal bir ayrışma, sekülerleşme, bireysel dindarlık hız kazanmıştır. Darbe girişimin ortaya çıkardığı bir başka sonuç ise dini gruplar ve siyasi kurumlar arasındaki sorunsal ilişkidir. Katılımcılar bu durumu dini ve siyasi kurumların ilişkisini bir çıkar ilişkisi şeklinde değerlendirmekte ve bu konuda ortaya çıkan tehlikeye işaret etmektedirler. Bu bağlamda, devleti yönetmeye talip siyasi kurumların belirlenen yasalar çerçevesinde tüm dini gruplara eşit mesafede olması gerektiği görüşünü dile getirmekte ve devletin bekasını tehlikeye atacak bir çıkar ilişkisinin tehlikesine işaret etmektedirler. Katılımcıların görüşleri genel anlamda dini gruplar aleyhine bir durumu özetlese de, bahsi geçen darbe girişiminin ileride oluşabilecek daha büyük bir sorunun engellenmesinde toplum lehine bir sonucu da ortaya koyduğu görüşü not edilmesi gereken bir bulgu olmuştur.
dc.description.abstractIn Turkey, on July 15, 2016, a group of soldiers from the Turkish Armed Forces, through the Fetullah Terrorist Organization (FETO), attempted to carry out a de facto coup, which caused serious problems for the Turkish people in many ways. The attempt, leading to physical clashes in strategic cities, especially Ankara and Istanbul, and the martyrdom and wounding of many citizens, had a noticeable impact on the changes in many traditional understandings in Turkey. Even if some religious groups united against this coup attempt and stood by the Turkish state, and even martyred some of their members, it seemed important to conduct a study considering that the coup attempt caused changes in the perceptions of the Turkish people towards religious groups at different levels. Therefore, a qualitative study was conducted to understand the direction in which perceptions and/or approaches towards religious groups diverted after the coup. In this context, it was examined to what extent the changes caused by the coup attempt occurred, assuming that religious groups were used by foreign intelligence, religious groups were engaged in activities outside their aims, religious groups had problematic relations with political circles, and secular understanding became widespread due to negative perceptions about religious groups. In this study, where a qualitative study method was used, academics working at İnönü University were selected as the study population. An interview form consisting of 10 questions was prepared. The prepared questions were directed to 42 volunteer participants and it was tried to determine whether the coup attempt caused a change in their perceptions towards religious groups in matters concerning religion-group-individual, religious group-society, and religious group-politics relations. Based on the obtained data, the opinions of the participants were thematized and necessary evaluations were made. Depending on the evaluations, it has been concluded, according to the interviewees, that the coup attempt caused changes in the perceptions of participants about religious groups in general, albeit at different levels. In this study, which examines the direction in which the participants' perceptions of religious groups changed before and after the coup, it is seen that the participants' perceptions of religious groups generally changed against religious groups. Accordingly, religious groups are seen as self-centered, alienating, and a threat to the state and social integrity. Therefore, approaches to religious groups on an individual and social level have required being more distant and cautious. In particular, the fact that FETÖ trying to seize state administration is described by some participants as a foreign-based organization has strengthened the possibility that other religious groups have a similar potential. The coup attempt, which triggered the formation of negative opinions about religious groups, caused a certain level of distrust towards other religious groups in general, and therefore, religious group members broke away from the religious groups they belonged to and/or potential religious group sympathizers stayed away from religious groups. In addition, problems arose in the recruitment of supporters by religious groups, and different tendencies emerged in the methods of recruitment of supporters by religious groups. The abused religious feelings of the individual negatively affected social religiosity. Therefore, social separation, secularization, and individual religiosity accelerated in matters related to religious phenomena. Another result of the coup attempt was the problematic relationship between religious groups and political institutions. The participants consider it as a relationship of interest between religious and political institutions and point out the danger arising. In this context, they express the view that political institutions aspiring to govern the state should be at an equal distance from all religious groups within the framework of the determined laws and point out the danger of a relationship of interest that will endanger the survival of the state. Although the participants' views generally summarize a situation against religious groups, the view that the aforementioned coup attempt also produced a result in favor of society in preventing a larger problem that may arise in the future is a finding that should be noted.
dc.identifier.doi10.58568/firatilahiyat.1735050
dc.identifier.endpage302
dc.identifier.issn1304-639X
dc.identifier.issn2791-951X
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage285
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.58568/firatilahiyat.1735050
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/28320
dc.identifier.volume30
dc.language.isotr
dc.publisherFırat University
dc.publisherFırat Üniversitesi
dc.relation.ispartofFırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20260511
dc.subjectSociology of Religion
dc.subjectDin Sosyolojisi
dc.title15 Temmuz Darbe Girişiminin Akademisyenlerin Dini Grup Algılamaları Üzerine Etkisi
dc.title.alternativeThe Changes in Academicians' Perceptions of Religious Groups Following the July 15 Coup Attempt
dc.typeArticle

Dosyalar