Obsesif Kompulsif Bozuklukta Travmatik Yaşantılar

dc.contributor.authorKorkmaz, Sevda
dc.contributor.authorBaykara, Sema
dc.contributor.authorGürok, Mehmet Gürkan
dc.contributor.authorKaya, Şüheda
dc.contributor.authorTaşcı, Gülay
dc.contributor.authorAtmaca, Murad
dc.date.accessioned2026-08-12T15:37:32Z
dc.date.issued2020
dc.departmentFırat Üniversitesi
dc.description.abstractAmaç: Bu çalışmada, obsesif kompulsif bozukluğu olan hastaların geçmiş yaşam öykülerindeki travmatik yaşantılarının varlığı ve bunların obsesyon ve kompulsiyon türleri ile olabilecek ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır.Yöntemler: Son 3 ay içerisinde psikiyatri polikliniğine başvuran ve çalışma ölçütlerine uyan, obsesif kompulsif bozukluk (OKB) tanısı almış, 48 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara Eksen I Bozuklukları için Yapılandırılmış Görüşme Çizelgesi (SCID-5), Yale-Brown Obsesyon Kompulsiyon Derecelendirme Ölçeği (Y-BOCS), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ve Travmatik Yaşantılar Ölçeği (TEC) uygulandı. İstatistiksel analizler için SPSS versiyon 22 paket programı kullanıldı. Testler arasında pozitif ya da negatif bir ilişkinin olup olmadığı Pearsen korelasyon analizi yapılarak değerlendirildi. p<0.05 değerleri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.Bulgular: Çalışmaya 32’si kadın, 16’sı erkek olmak üzere toplam 48 OKB hastası dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 35.1±10.9 idi. Örneklemin ortalama Y-BOCS toplam puanı 23.7±8.5, BDÖ toplam puanı 23.7±12.7 idi. Örneklemin 33 tanesinde bir ya da daha fazla travma öyküsü bulunmaktaydı. Hastaların 17’sinde duygusal ihmal, 19’da duygusal istismar, 18’de bedensel istismar, 3’ünde cinsel taciz/cinsel istismar olduğu belirlendi. Hastalığın başlangıç yaşıyla travma sayısı arasında negatif bir korelasyon bulunmaktaydı (p=0.26 r=-3.21). Obsesyonlar, otojen ve reaktif olarak ikiye ayrıldığında, otojen obsesyonları olan hastaların travma sayısı ve total travma puanları, reaktif obsesyonları olan hastalardan anlamlı derecede yüksek bulundu (p=0.037, p=0. 041).Sonuç: Çalışmamızda OKB hastalarının çok büyük bir kısmının geçmişinde en az bir ya da daha fazla travmatik yaşantının olduğu belirlendi. Yine travma sayısı arttıkça hastalık belirtilerinin daha erken yaşlarda ortaya çıkacağı saptandı. Otojen obsesyonları olan hastaların travma sayısı ve total travma puanları reaktif obsesyonları olan hastalardan anlamlı derecede yüksek bulundu.
dc.identifier.doi10.5798/dicletip.850486
dc.identifier.endpage910
dc.identifier.issn1300-2945
dc.identifier.issn1308-9889
dc.identifier.issue4
dc.identifier.startpage903
dc.identifier.trdizinid448857
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.5798/dicletip.850486
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/448857
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/35520
dc.identifier.volume47
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofDicle Tıp Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.relation.tubitakinfo:eu-repo/grantAgreement/TUBITAK//
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260511
dc.subjectGenel ve Dahili Tıp
dc.subjectPsikoloji
dc.subjectPsikiyatri
dc.titleObsesif Kompulsif Bozuklukta Travmatik Yaşantılar
dc.typeArticle

Dosyalar