TOPLUMSAL UYUMUN İNŞASINDA KÜLTÜREL ZEKÂ ve DİNSEL HOŞGÖRÜ: TÜRK-İSLAM KÜLTÜRÜ BAĞLAMINDA BİR İNCELEME

dc.contributor.authorErdoğan, Melike
dc.contributor.authorÇelik, Rahime
dc.date.accessioned2026-09-08T07:04:19Z
dc.date.issued2026
dc.departmentFırat Üniveristesi
dc.description.abstractBu çalışmada, kültürel zekâ ile dinsel hoşgörünün toplumsal uyum üzerindeki etkisini incelemek ve söz konusu ilişkiyi Türk-İslam kültürü perspektifinden değerlendirmek amaçlanmıştır. Günümüzde küreselleşme ve artan toplumsal çeşitlilik, farklı kültür ve inanç gruplarının bir arada yaşamasını yaygınlaştırmıştır. Bu durum toplumsal barışın korunmasında yeni ihtiyaçları ortaya çıkarmıştır. Bu bağlamda kültürel zekâ ve dinsel hoşgörü, birlikte yaşama kültürünü güçlendiren iki önemli kavram olarak ele alınmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden literatür taraması ve doküman incelemesi kullanılmıştır. Çalışmada öncelikle kültür, kültürel zekâ, kültürel zekânın alt boyutları, din-kültür ilişkisi ve dinsel hoşgörü kavramları kuramsal çerçevede açıklanmıştır. Kültürel zekâ, bireyin farklı kültürel ortamlara uyum sağlayabilme ve etkili iletişim kurabilme kapasitesi olarak değerlendirilir. Metabilişsel, bilişsel, motivasyonel ve davranışsal boyutlardan oluşan bu yapının, empati geliştirmesine ve kültürlerarası çatışmaları daha yapıcı biçimde yönetmesine katkı sunduğu görülmüştür. Dinsel hoşgörü ise bireyin yalnızca kendi inancını yaşama hakkını değil, farklı inançlara sahip bireylerin varlığını kabul etmesini, onların inanç özgürlüğüne saygı göstermesini ve farklılıklarla birlikte yaşayabilmesini ifade etmektedir. Ayrıca çalışmada Türk-İslam kültüründe hoşgörü anlayışının tarihsel kökleri incelenmiştir. Ahmet Yesevî, Mevlânâ, Hacı Bektaş-ı Velî ve Yunus Emre gibi şahsiyetlerin sevgi, adalet ve insan merkezli yaklaşımlarının toplumsal uyuma katkısı vurgulanmıştır. Sonuç olarak kültürel zekâ ile dinsel hoşgörünün toplumsal uyumu destekleyen iki önemli unsur olduğu, her iki değerin geliştirilmesinin toplumsal bütünleşmeyi, karşılıklı anlayışı ve barış kültürünü güçlendireceği düşünülmüştür. Özellikle eğitim, dinler ve kültürler arası etkileşim yoluyla bu alanların desteklenmesi, toplumlarda daha kapsayıcı ve uyumlu bir sosyal yapının oluşmasına katkı sağlayacağı öngörülmüştür.
dc.identifier.dergipark1936197
dc.identifier.doi10.71096/cakutad.1936197
dc.identifier.endpage80
dc.identifier.issn2792-0631
dc.identifier.issue2
dc.identifier.orcid0009-0006-0462-033X
dc.identifier.orcid0000-0003-4068-4155
dc.identifier.startpage62
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.71096/cakutad.1936197
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/64661
dc.identifier.volume6
dc.language.isotr
dc.publisherCankiri Karatekin University
dc.relation.ispartofÇankırı Karatekin Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20250903
dc.subjectkültürel zeka
dc.subjectdinsel hoşgörü
dc.subjecttoplumsal uyum
dc.subjectbütünleşme
dc.subjectTürk-İslam kültürü
dc.titleTOPLUMSAL UYUMUN İNŞASINDA KÜLTÜREL ZEKÂ ve DİNSEL HOŞGÖRÜ: TÜRK-İSLAM KÜLTÜRÜ BAĞLAMINDA BİR İNCELEME
dc.title.alternativeCultural Intelligence and Religious Tolerance in the Construction of Social Cohesion: An Examination in the Context of Turkish-Islamic Culture
dc.typeArticle

Dosyalar