İslâm Açısından İktisadi Büyümede İktisadi Faaliyetin Helal Olmasına Riayetin Önemi Üzerine
| dc.contributor.author | Sekmen, Fuat | |
| dc.contributor.author | Erdem, Mehmet | |
| dc.date.accessioned | 2026-08-12T15:57:15Z | |
| dc.date.issued | 2020 | |
| dc.department | Fırat Üniversitesi | |
| dc.description.abstract | İslâm’ın sabit ilkeleri dikkate alındığında, büyüme ve kalkınma kavramlarının birbirinden tamamen farklı durumları ifade ettiği görülür. Bu çalışmada İslâmî açıdan büyüme ve kalkınma kavramlarının niçin aynı durumu yansıtmadığının üzerinde durulmuştur. Klasik nazariye itibariyle iktisadi büyüme, kişi başına düşen reel milli gelirdeki artışı gösterirken; iktisadi kalkınma, mevcut üretim faktörlerinin niteliğindeki artışı ifade etmektedir. İktisadi büyümenin belli bir dönemde üretilen nihai mal ve hizmet-lerin miktarını ve parasal değerini dikkate aldığı, niteliğini ve kaynağını sorgulamadığına dikkat çekil-mektedir. Büyümenin kaynağını sorgulamayan sistemlerde gerçekleşen üretim artışının gelir eşitsizliği-ne sebep olduğu için dengesiz büyüme olduğu ifade edilmiştir. İktisatta milli gelir hesaplama yöntemle-rinden biri olan harcama yaklaşımında üretime katılan üretim faktörlerinin elde ettikleri gelirler söz konusu dönemde üretilen nihai mal ve hizmet alımlarında kullanırlar. Bir ülkede belirli bir dönemde faktör sahiplerinin yapmış oldukları harcamalar toplam Gayri Safi Yurtiçi Hasılayı (GSYH) verir. Bu şekildeki bir yaklaşım kazanılan gelirin kaynağını sorgulamadığı için ahlaki suçlardan elde edilen gelir-lere bağlı olarak yapılan harcamalar da milli gelire dâhildir. Burada sorgulanması gereken husus, kaynağı itibarıyla haram olan faaliyetler sonucu elde edilen gelirlerin toplam tüketim harcamasını artırarak GSYH’yi artırmasıdır. Gelir artışının kaynağının meşru (helal) olmadığı durumlarda elde edilen büyü-meyi İslâm’a uyumlu olmayan veya dengesiz büyüme olarak tanımladık. Dengesiz büyümede, toplumun değerleri göz ardı edilmektedir. Oysaki iktisadi büyüme, aynı zamanda toplumun öncü değerleri doğrul-tusunda şekillendiğinde tüm kesişmeler yönelik yararlı ve kalıcı bir gelişme olur. Aksi takdirde belirli bir kesimin büyümesi söz konusu olur ki, bu çarpık gelişme olarak değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda çalışmada, alternatif büyüme modeli olarak İslâm’a uyumlu kalkınma modeli üzerinde durulmuştur. | |
| dc.identifier.endpage | 698 | |
| dc.identifier.issn | 1300-0373 | |
| dc.identifier.issn | 1304-6810 | |
| dc.identifier.issue | 3 | |
| dc.identifier.startpage | 686 | |
| dc.identifier.trdizinid | 410509 | |
| dc.identifier.uri | https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/410509 | |
| dc.identifier.uri | https://hdl.handle.net/11508/39851 | |
| dc.identifier.volume | 31 | |
| dc.indekslendigikaynak | TR-Dizin | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.relation.ispartof | İslami Araştırmalar | |
| dc.relation.publicationcategory | Makale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı | |
| dc.relation.tubitak | info:eu-repo/grantAgreement/TUBITAK// | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.snmz | KA_TR-Dizin_20260511 | |
| dc.subject | Etik | |
| dc.subject | Din Bilimi | |
| dc.subject | İktisat | |
| dc.title | İslâm Açısından İktisadi Büyümede İktisadi Faaliyetin Helal Olmasına Riayetin Önemi Üzerine | |
| dc.type | Article |







