KİNEZYO BANTLAMANIN GECİKMİŞ BAŞLANGIÇLI KAS AĞRISI, EKLEM HAREKET AÇIKLIĞI VE ANAEROBİK GÜÇ ÜZERİNE ETKİLERİ
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Yoğun ve alışılmadık egzersiz yüklenmeleri sonrasında ortaya çıkan gecikmiş başlangıçlı kas ağrısı (DOMS), eklem hareket açıklığında (EHA) azalma ve performans kaybı, toparlanma sürecini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu araştırmanın amacı, alt ekstremitede quadriceps kasına uygulanan kinezyo bantlamanın, tüketici egzersiz sonrası gelişen DOMS, EHA, uyluk kas çevresi ve anaerobik güç üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmaya, 18–25 yaş aralığında, sedanter, sağlıklı 15 gönüllü erkek birey dâhil edilmiştir. Araştırma, çapraz eşleşmeli deneysel desenle yürütülmüş; aynı katılımcılar hem kontrol (bantsız) hem de kinezyo bant (KNZ) uygulamasına katılmıştır. Tüketici egzersiz, yorulana kadar uygulanan otur–kalk protokolü ile oluşturulmuş; egzersiz sonrasında quadriceps kasına kinezyo bantlama yapılmıştır. Ağrı düzeyi görsel bir ağrı ölçeğiyle (VAS), EHA gonyometre ile, kas çevresi mezura ile, performans ise dikey sıçrama testiyle ölçülmüş; ölçümler 0., 24., 48. ve 72. saatlerde tekrarlanmıştır. Veriler, dört farklı zamandaki ölçümler dikkate alınarak iki yönlü karma model varyans analizi (Zaman × Uygulama; Mixed-Design Two-Way ANOVA) kullanılarak analiz edilmiş, istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular, kontrol uygulamasında quadriceps ağrısının 24. ve 48. saatlerde belirgin olarak arttığını (p<0.05), 72. saatte ise azalma eğilimine girdiğini; KNZ uygulamasında ise özellikle 72. saatte ağrı düzeylerinin hem kendi başlangıç değerlerine hem de aynı zaman dilimindeki kontrol uygulamasına göre anlamlı derecede daha düşük olduğunu göstermiştir (p<0.05). Kalça, diz ve ayak bileği EHA'sında kontrol grubunda 24. saatte belirgin kısıtlılıklar gözlenirken (p<0.05), KNZ uygulamasında 48. ve 72. saatlerde EHA'nın korunduğu veya başlangıç düzeyinin üzerine çıktığı (p<0.05) belirlenmiştir. Quadriceps kas çevresi ölçümlerinde zaman ve uygulamaya bağlı istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0,05). Dikey sıçrama ve otur–kalk performansında, 24., 48. ve 72. saatlerde KNZ uygulamasının kontrol uygulamasına kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek değerler sergilediği bulunmuştur (p<0.05). Sonuç olarak, quadriceps kasına uygulanan kinezyo bantlamanın, tüketici egzersiz sonrasında gelişen gecikmiş başlangıçlı kas ağrısını azaltmada, eklem hareket açıklığı kaybını azaltmada ve anaerobik gücün korunmasında etkili bir yöntem olabileceği; buna karşın uyluk çevresi üzerinde belirgin bir etkisinin olmadığı söylenebilir. KNZ'nin yoğun yüklenme sonrası toparlanma süreçlerinde klinik ve sportif uygulamalarda destekleyici bir yöntem olarak kullanılabileceğini göstermektedir.
Delayed onset muscle soreness (DOMS), reductions in joint range of motion (ROM), and performance decrements that occur following intense and unfamiliar exercise loads may negatively affect the recovery process. The aim of this study was to investigate the effects of kinesio taping applied to the quadriceps muscle of the lower extremity on DOMS, ROM, thigh muscle circumference, and anaerobic power following fatiguing exercise. Fifteen healthy, sedentary male volunteers aged 18–25 years participated in the study. The research was conducted using a crossover experimental design, in which the same participants completed both a control (no taping) condition and a kinesio taping (KT) condition. Fatiguing exercise was induced using a sit-to-stand protocol performed until exhaustion, after which kinesio taping was applied to the quadriceps muscle. Pain intensity was assessed using a visual analog scale (VAS), ROM was measured with a goniometer, muscle circumference was measured with a tape measure, and performance was evaluated using a vertical jump test. Measurements were repeated at 0, 24, 48, and 72 hours post-exercise. Data were analyzed using a mixed-design two-way analysis of variance (Time × Condition) considering measurements at four different time points, the level of statistical significance was set at p<0.05. The results showed that quadriceps muscle pain in the control condition increased significantly at 24 and 48 hours (p<0.05) and demonstrated a decreasing trend at 72 hours, whereas in the KT condition, pain levels were significantly lower at 72 hours compared both to baseline values and to the control condition at the same time point (p<0.05). In terms of ROM, significant limitations were observed at 24 hours in the control condition (p<0.05), while in the KT condition, ROM was maintained or exceeded baseline values at 48 and 72 hours (p<0.05). No statistically significant differences were found in quadriceps muscle circumference measurements across time or between conditions (p>0.05). Vertical jump and sit-to-stand performance values at 24, 48, and 72 hours were significantly higher in the KT condition compared with the control condition (p<0.05). In conclusion, kinesio taping applied to the quadriceps muscle may be an effective method for reducing delayed onset muscle soreness, limiting losses in joint range of motion, and preserving anaerobic performance following fatiguing exercise, whereas it does not appear to have a significant effect on quadriceps circumference parameters. These findings suggest that kinesio taping may be used as a supportive intervention in clinical and sports settings during post-exercise recovery following intense loading.







