OKUL ETKİLİLİĞİ İLE ÖĞRETMEN YARATICILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİ
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Bu araştırmanın amacı, okul etkililiği ile öğretmen yaratıcılığı arasında bir ilişki olup olmadığını incelemektir. Eğitim yöneticilerinin okulların başarılarına doğrudan ve dolaylı etkilerinin olduğu düşünülmektedir. Okul yöneticilerinin yalnızca yönetimsel değil, aynı zamanda eğitimsel açıdan da etkili olmaları gerektiği ifade edilmektedir. Etkili okul yöneticilerinin, değişim süreçlerini başarılı bir şekilde yönetebilmeleri ve yenilikçi liderlik özelliklerine sahip olmaları beklenmektedir. Okul yöneticilerinin kaliteli eğitim almaları, değişimlere uyum sağlayabilmeleri ve stratejik düşünme becerilerine sahip olmalarının okul başarısını olumlu yönde etkileyebileceği düşünülmektedir. Okul etkililiğinin öğretmenler, öğrenciler, okul iklimi ve fiziksel altyapı gibi çeşitli faktörlere bağlı olduğu öne sürülmektedir. Etkili okulların, yüksek beklentiler belirlediği, öğrenci gelişimini takip ettiği, pozitif pekiştirme sağladığı ve güvenli bir okul atmosferi oluşturduğu belirtilmektedir. Öğretmenlerin yaratıcılığının okul etkililiği ile doğrudan ilişkili olabileceği görüşü yaygındır. Yaratıcı öğretmenlerin yetişebilmesi için okul yöneticilerinin öğretmenlere fırsatlar sunması ve yenilikçi bir okul kültürü oluşturmasının faydalı olabileceği düşünülmektedir. Bu araştırmanın, okul etkililiği ile öğretmen yaratıcılığı arasındaki ilişkiyi inceleyerek literatüre katkı sağlaması amaçlanmaktadır. "Okul Etkililiği ile Öğretmen Yaratıcılığı Arasındaki İlişki" adlı araştırmada nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Mamak ilçesinde görev yapan resmi ortaokul öğretmenlerinden oluşmaktadır. Okul Etkililiği Ölçeği, ilk olarak Mott (1972) tarafından geliştirilmiş; Türkçeye uyarlaması ve geçerlik-güvenirlik çalışmaları Yıldırım ve Ada (2018) tarafından yapılmıştır. Öğretmenlerin Yaratıcılığı Besleme Davranışı Ölçeği ise Sharma ve Sharma tarafından geliştirilmiş ve Türkçeye uyarlanmıştır. Verilerin analizinde nicel veri analiz yöntemleri kullanılmış olup, SPSS 25 paket programından yararlanılmıştır. Verilerin normal dağılım göstermemesi nedeniyle nonparametrik testlerin kullanılması tercih edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson Korelasyon Analizi ile, okul etkililiği algılarının öğretmen yaratıcılığı üzerindeki yordayıcılığı ise regresyon analizi ile incelenmiştir. Araştırma bulguları, öğretmenlerin okul etkililiği algısının genel olarak yüksek olduğunu ve özellikle mevcut kaynakları etkin kullanma ve acil durumlarla başa çıkma konularında güçlüinançlar taşıdıklarını göstermektedir. Öğretmenlerin yaratıcılık algısının da yüksek olduğu ve özellikle soyutlama ile motivasyon alanlarında yüksek puanlar aldığı görülmüştür. Demografik faktörler (cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu) açısından okul etkililiği ve yaratıcılık algılarında anlamlı farklar ortaya çıkmamıştır. Ancak gelir düzeyi ve hizmet süresi gibi faktörlerin öğretmen yaratıcılığı algısını etkilemektedir. Okul etkililiği ile öğretmen yaratıcılığı arasında pozitif ancak düşük düzeyde bir ilişki olduğu; okul etkililiğinin öğretmenlerin yaratıcı potansiyelini yaklaşık %10,6 oranında etkileyebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, okul etkililiği ile öğretmen yaratıcılığı arasında pozitif ancak düşük güçte bir ilişki belirlenmiştir. Bu ilişkinin güçlendirilmesi amacıyla, okul yöneticilerinin yaratıcı ortamlar sağlaması faydalı olur. Yaş grupları, hizmet süresi, gelir düzeyi ve branş gibi demografik faktörlere göre öğretmenlerin algılarında farklılıklar gözlenmiştir; özellikle 31-35 yaş grubundaki öğretmenler için daha fazla profesyonel gelişim fırsatları ve yaratıcı öğretim tekniklerine yönelik eğitimler yararlı olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, gelir düzeyine göre öğretmenlere eşit fırsatlar sunulması; branşlar bazında ise kaynakların artırılarak öğretmenlerin yaratıcı düşüncelerinin desteklenmesi önerilebilir. Eğitim düzeyine bağlı anlamlı farklar gözlenmemekle birlikte, sürekli profesyonel gelişimin önemi vurgulanmaktadır. Demografik değişkenlerin doğrudan etkisi olmasa da, öğretmenlere kişiselleştirilmiş destekler sağlanarak eğitim kalitesinin artırılması amaçlanabilir.
The purpose of this study is to examine whether there is a relationship between school effectiveness and teacher creativity. It is generally believed that educational administrators have both direct and indirect effects on the success of schools. It is emphasized that school administrators should be effective not only in managerial aspects but also from an educational perspective. Effective school administrators are expected to successfully manage change processes and possess innovative leadership qualities. It is suggested that school administrators' receiving quality education, adapting to changes, and having strategic thinking skills may positively influence school success. School effectiveness is argued to depend on various factors such as teachers, students, school climate, and physical infrastructure. Effective schools are described as those that set high expectations, monitor student progress, provide positive reinforcement, and create a safe school environment. It is commonly asserted that teacher creativity may be directly related to school effectiveness. For creative teachers to develop, it is thought beneficial for school administrators to provide opportunities and foster an innovative school culture. This study aims to contribute to the literature by examining the relationship between school effectiveness and teacher creativity. The research titled "The Relationship Between School Effectiveness and Teacher Creativity" employs a quantitative research method. The population of the study consists of official secondary school teachers working in the Mamak district of Ankara during the 2024-2025 academic year. The School Effectiveness Scale was originally developed by Mott (1972) and its Turkish adaptation and validity-reliability studies were conducted by Yıldırım and Ada (2018). The Teacher Creativity Nurturing Behavior Scale was developed by Sharma and Sharma and has also been adapted into Turkish. Quantitative data analysis methods were utilized, with SPSS 25 software employed for statistical analysis. Due to the non-normal distribution of the data, nonparametric tests were preferred. Relationships between variables were examined using Pearson Correlation Analysis, while the predictive effect of school effectiveness perceptions on teacher creativity was analyzed via regression analysis. VII Findings indicate that teachers generally have a high perception of school effectiveness, particularly demonstrating strong beliefs in effectively utilizing existing resources and coping with emergencies. Teachers also exhibit high perceptions of creativity, scoring especially high in the areas of abstraction and motivation. No significant differences were found in school effectiveness and creativity perceptions based on demographic factors such as gender, marital status, or education level. However, factors such as income level and length of service affect teachers' creativity perceptions. A positive but low-level relationship was identified between school effectiveness and teacher creativity, with school effectiveness potentially explaining approximately 10.6% of the variance in teachers' creative potential. In conclusion, a positive but weak relationship was found between school effectiveness and teacher creativity. To strengthen this relationship, it may be beneficial for school administrators to provide environments that foster creativity. Differences in teachers' perceptions based on demographic factors such as age groups, length of service, income level, and subject area were observed. It is suggested that especially teachers aged 31-35 be offered more professional development opportunities and training in creative teaching techniques. Moreover, equitable opportunities should be ensured regardless of income level, and resources should be increased by subject area to support teachers' creative thinking. Although no significant differences were found related to education level, continuous professional development is emphasized. While demographic variables may not have a direct effect, providing personalized support to teachers could enhance the overall quality of education.







