PARTİ DEVLETİ ANLAYIŞLI YÖNETİM ÖRNEĞİ; RECEP PEKER VE CHP GENEL SEKRETERLİĞİ

dc.contributor.authorÇevik, Mehmet
dc.date.accessioned2026-08-12T15:55:26Z
dc.date.issued2014
dc.departmentFırat Üniversitesi
dc.description.abstractTürkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında bürokratik ve patriyarkal yapının ortak özelliklerinin dışında adeta bütünleştiği önemli bir siyasal makam ve kişi vardır. O makam; Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği, o kişi ise; Recep Peker'dir. Recep Peker 1931-1936 yıllarında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği görevini yürüttü. Bu süre içerisinde aynı zamanda Kütahya Milletvekili'dir. Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde, hiçbir parti genel sekreteri, Peker kadar muktedir olmamıştır. Bunu, tek parti döneminin özelliği olarak izah edemeyiz. Çünkü Recep Peker'den önceki ve sonraki zamanlarda hiç bir genel sekreter O'nun kadar etkin ve yetkin olmamıştır. Bu yüzdendir ki, bu yıllarda Türkiye'nin idaresinde Mustafa Kemal ve İsmet İnönü'den sonra üçüncü adam olarak Recep Peker gösterilmektedir. \"Türkiye Cumhuriyeti bir parti devletidir\" düşüncesinde olan Peker, Genel Sekreterlik görevi boyunca çoğu zaman bir bakanlık ve hatta bakanlıklar üstü bir icra makamı anlayışını sürdürmüştür. Zaman içerisinde toplum da, o dönem parti sekreterliğini her derde deva olacak makam şeklinde görmeye başlamıştır. İncelediğimiz yüzlerce vatandaş mektubunda bu anlayışın hâkim olduğunu görmekteyiz. İncelediğimiz dönemde de Genel Sekreterliğe yapılan her başvurunun ve yazılan her mektubun titizlikle incelendiğini, gereği için mutlaka bir işlem yapıldığını ve çoğunlukla kişiye dönüş yapıldığını tespit ettik. Söz konusu yazılarda tayin, terfi, maddi yardım ve iş isteklerinin yanı sıra şikâyet ve hatta idareye iftira ve gammazlamalar da vardır. Fakat bütün bunların titizlikle incelendiğini, başka kaynaklardan da bilgi edinilerek ona göre işlem tesis edildiğini görmekteyiz. Gözden kaçırılmaması gereken önemli husus, tesir ve talep edilen işlemlerde hukuk ve adalet karinesinin elden bırakılmamasına gayret edilmiş olmasıdır. Hukuka, adil idareye ve kanuna güvenmek modern çağdaki devlet idaresini güçlendirdiği gibi, bireysel öz güveni de öne çıkarır. Sözünü ettiğimiz dönemde halk, Parti Başkanlığı'nı ve Genel Sekreterliği'ni bir hak arama ve hakkın teslim edileceği merkezler olarak görmektedir. Bütün bu durum, şüphesiz vatandaşın devlete olan güvenini ve bağlılığını arttırmaya yol açmıştır. Ayrıca bu husus henüz kurumsallaşma sürecinde olan o günün Türkiyesi için de önem ve anlam taşımaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, parti kurumlarının devlet kurumlarında etkinliği Türk siyasal hayatında olumsuz anlayışların derinleşmesinde ve süreklileşmesinde de etkili olmuştur. Bu durum, Türkiye'de vatandaşların her işini siyaset kurumu yoluyla halledebileceği inancını ve geleneğini de oluşturmuştur. Bir başka yönüyle, sonraki zamanlarda, çok partili dönemde partilerin propagandalarında kişilere, guruplara, mahallelere, köylere yönelik küçük ölçekli vaatler öne çıkmıştır
dc.identifier.endpage313
dc.identifier.issn1308-2140
dc.identifier.issue4
dc.identifier.startpage303
dc.identifier.trdizinid268657
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/268657
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/39219
dc.identifier.volume9
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTurkish Studies (Elektronik)
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.relation.tubitakinfo:eu-repo/grantAgreement/TUBITAK//
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260511
dc.subjectTarih
dc.titlePARTİ DEVLETİ ANLAYIŞLI YÖNETİM ÖRNEĞİ; RECEP PEKER VE CHP GENEL SEKRETERLİĞİ
dc.typeArticle

Dosyalar