DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİNDE GÖRÜLEN ERKEN YAŞ MEME KANSERİ İLE FGFR2 VE TP53 TEK NÜKLEOTİD POLİMORFİZMLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİ
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Gelişmekte olan ülkelerde erken yaşta meme kanserine yakalanma oranı %25' e ulaşmaktadır. Çeşitli çalışmalar genç kadınlardaki meme kanseri olgularının normal meme kanseri vakalarından farklı biyolojik özelliklere sahip olduğunu ve bu hastaların ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Son zamanlarda genom çapında ilişkilendirme çalışmaları (GWAS) ile meme kanserinde etkili olabilecek baz değişimleri araştırılmış olmakla birlikte, genç yaşlarda gözlenen meme kanseri ile ilgili çalışmalar oldukça sınırlıdır. Genç hastalar hakkındaki bilgi eksikliği bu tür kanserlerin oluşum mekanizmasının anlaşılmasını, bu hastalara özel tanı ve tedavi stratejilerinin geliştirilmesine yönelik hızlı ilerlemeyi engellemektedir. FGFR2 geni ikinci intronunda yer alan rs1219648 ile Tp53 geninin dördüncü ekzonunda yer alan rs1042522 gen polimorfizmleri bir çok populasyonda post menopozal meme kanseri ile ilişkilendirilmiş olmasına rağmen, Türk popülasyonunda bu gen polimorfizmlerinin erken yaş meme kanseri ile ilişkisine yönelik herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmamızda 2010-2015 yılları arasında Dicle üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji anabilim Dalı' na başvurmuş 40 yaş ve altı, rs1219648 analizi için 75, rs1042522 analizi için 96 hasta ile kendisinde ve ailesinde kanser öyküsü olmayan 96 sağlıklı kadından oluşan kontrol grubu incelenmiştir. Hasta ve kontrol grubunda yer alan bireyler Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde doğan ve yetişen bireylerden seçilmiştir. Polimorfizmlerin analizi Light Cycler cihazı kullanılarak, erime eğrisi analizi ile gerçekleştrilmiştir. Elde ettiğimiz bulgular FGFR2 geni rs1219648 polimorfizminin Türk popülasyonunda erken yaş meme kanseri riski ile istatistiksel olarak ilişkili olduğunu ortaya koymuştur (p<0,05). Rs1219648 G alleli meme kanserli grupta daha yüksek frekansta bulunmuştur (OR 2,0098, %95 CI 1,3016-3,1032, p = 0,002). Yabanıl AA genotipi referans olarak göz önüne alındığında, GG genotipleri için OR değerleri 5,2308 (%95 CI 1,9391 -14,1102), p = 0,001 olarak saptanmıştır. Rs1042522 için yapılan analizler sonucunda GG genotipi referans olarak değerlendirildiğinde, rs1042522'nin CG genotipi için hesaplanan OR değeri 0,4196 (%95 CI 0,1941-0,9067), p = 0,027, olarak bulunmuştur. Bu bulgulara göre CG genotipinin Türk populasyonunda erken yaş meme kanserinde koruyucu bir faktör olduğu söylenebilir. Çalışmamızda bu polimorfizmler ile hastaların klinikopatalojik verileri arasında ilişki olup olmadığı da değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler sonucunda FGFR2 geni ikinci intronunda yer alan rs1219648 polimorfizminin ER durumu, histolojik grad ve tümör çapları ile ilişkili olduğu saptanmıştır (p<0,05). Tp53 geninin dördüncü ekzonunda yer alan rs1042522 gen polimorfizmi ile ilgili analizlerde ise bu polimorfizmin sadece PgR durumu ile ilişki olduğu saptanmıştır (p<0,05). Sonuçlarımızın doğrulanması için Türk toplumunda bu konuda yapılacak geniş çaplı yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Erken yaş meme kanseri, rs1219648, FGFR2 geni, Tp53 geni, rs1042522, Polimorfizm
Early onset breast cancer rate has increased up to 25% in the developing countries. There are several studies that confirm that breast cancer cases of younger women have biological characteristics different from normal breast cancer cases and these patients should be studied separately. Recently, base changes that might have impact on breast cancer have been studied with GWAS but the number of studies on early onset breast cancer is very limited. The lack of necessary information about the younger patients prevents improvements about the diagnosis and treatment strategies targeting these patients. Polymorphisms within intron 2 of the FGFR2 gene rs1219648 and within exon 4 of the Tp53 gene rs1042522 have been associated with postmenopausal breast cancer patients in many populations but there is no research on the impact of rs1219648 and rs1042522 on early onset breast cancer in the Turkish population. This study focused on 75 patients for rs1219648 analyses and 96 patients for rs1042522 analyses under the age of 40, who applied to Dicle University, Faculty of Medicine, Department of Pathology between the years of 2010 and 2015, and the control group was comprised of 96 women under 40 years of age who did not have history and family history for any type of cancer. Individuals in the patient and control groups were selected from people born and raised in the Eastern and Southeastern Anatolia regions. Melting curve analysis was used for identification of amplicons via Light Cycler. Our results indicated that the rs1219648 polymorphism in the FGFR2 gene was statistically associated with the risk of early-onset breast cancer in Turkish population (p<0.05). G allele of the rs1219648 was strongly prominent in breast cancer patients (OR: 2.0098, 95% CI 1.3016-3.1032, p= 0.002). The rs1219648 was examined as a categorical variable related to the wild genotype (AA). The calculated OR was 5.2308 (95% CI 1.9391-14.1102), p = 0.001, for genotypes GG. When the GG genotype was considered as the reference for the analysis for rs1042522, the calculated OR value for the CG genotype of rs1042522 was found to be 0.4196 (95% CI 0.1941-0.9067), p = 0.027. These findings indicate that the CG genotype can be accounted for as a protective factor against early onset breast cancer in Turkish population. In our study, we have also examined the relation between these polymorphisms and clinicopathologic data of patients. As a result of statistical analysis, we determined that there was a significant association between ER status, histological grade, tumor size and rs1219648 polymorphism located in the second intron of the FGFR2 gene (p<0.05). According to the analyses of rs1042522 polymorphism within exon four of the Tp53 gene, it was determined that this polymorphism was only related to the PgR status (p<0.05). In order to verify our results, a large scale new studies about this subject in Turkish population are needed to be performed. Keywords: Early onset breast cancer, rs1219648, FGFR2 gene, Tp53 gene, rs1042522, Polymorphism







