MALİGN MEZOTELYOMALI OLGULARDA PLÖREDEZİS UYGULAMASINDA TALK VE TETRASİKLİN KULLANIMININ RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

dc.contributor.advisorBALCI, AKIN ERASLAN
dc.contributor.authorDURAN, MEHMET
dc.date.accessioned2019-06-03T17:14:36Z
dc.date.available2019-06-03T17:14:36Z
dc.date.issued2004
dc.departmentFÜ, Tıp Fakültesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı
dc.descriptionBu tezin, veri tabanı üzerinden yayınlanma izni bulunmamaktadır. Yayınlanma izni olmayan tezlerin basılı kopyalarına Üniversite kütüphaneniz aracılığıyla (TÜBESS üzerinden) erişebilirsiniz.
dc.description.abstractAmaç: Plevranın primer tümörlerinden olan malign mezotelyoma semptomatik plevral efuzyonlara neden olmaktadır. Efuzyonlu hastaların tedavisinde amacımız; beklenen yaşam süresi içerisinde hastaların semptomlarını azaltarak yaşam kalitesini mümkün olduğunca arttırmak olmalıdır. Drenaj sonrası tekrarlayıcı ve semptomatik efuzyonların kontrolü, sklerozan bir ajanla plevra yapraklarının birbirine yapıştırılmasıyla sağlanır. Bu çalışmada plöredezis işleminde kullanılan sklerozan ajanlardan tetrasiklin ve talk'm etkinliği araştırıldı. Materyal ve metod: Fırat Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Kliniğince 1992- 2003 yılları arasında tetrasiklin ve talk kullanılarak plöredezis uygulanan 43 malign mezotelyoma vakası gözden geçirildi. Çalışmaya alman olgular belirli kriterler dahilinde seçildi. Grup I (tetrasiklin grubu, n=28) ve Grup II (talk grubu, n=15) şeklinde iki grup oluşturuldu. Gruplar cinsiyet, yaş, klinik durum, plevral sıvı seviyesi ve sıvıların biyokimyasal özellikleri, drenaj ve plöredezis uygulama yöntemleri, plöredezis başarısı, maliyet, komplikasyonlar, hastanede kalış süresi ve kontroldeki şikayetlere göre değerlendirildiler. Bulgular: Olguların 14 (%32.6)'ü kadın, 29 (%67.4)'u erkek ve yaş ortalamaları 61.5±5.9 idi. Sklerozan ajan olarak tetrasiklin daha çok kullanılmıştı. Gruplar arasında sklerozan ajan dışında plöredezis başarısını etkileyecek bir kriter yoktu. 20mg/kg tetrasiklin kullanmakla %64, 4 gr talk kullanmakla %93 başarı sağlandı. Her iki grubtaki komplikasyonların tolere edilebilir düzeyde olduğu görüldü ve mortalite saptanmadı. Grupların hastanede kalış süresi plöredezis başarısında anlamlı bulundu (p<00.5). Sonuç: Malign mezotelyomalı hastalarda semptomatik efüzyonun hastanın yaşam kalitesini etkilediği ve beklenen yaşam süresi dikkate alındığında plöredezisin etkin bir yöntem olduğu ortaya çıkmıştır. Bu uygulama için tetrasiklinin seçilebileceği ancak başarısı, yan etkisi ve hastanede kalış süresine bakıldığında talkın tetrasikline oranla belirgin derecede üstün olduğu saptanmıştır.
dc.identifier.citationDURAN, M. (2004). Malign mezotelyomalı olgularda plöredezis uygulamasında talk ve tetrasiklin kullanımının retrospektif değerlendirilmesi (Tez No. 157875) [Tıpta uzmanlık tezi, Fırat Üniversitesi].
dc.identifier.yoktezid157875
dc.language.isotr
dc.publisherFırat Üniveristesi
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccess
dc.snmzKA_TEZ_20260511
dc.subjectGöğüs Hastalıkları
dc.subjectChest Diseases
dc.titleMALİGN MEZOTELYOMALI OLGULARDA PLÖREDEZİS UYGULAMASINDA TALK VE TETRASİKLİN KULLANIMININ RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ
dc.typeSpecialist Thesis

Dosyalar

Orijinal paket

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
157875.pdf
Boyut:
2,79 MB
Biçim:
Adobe Portable Document Format
Açıklama: