MALİGN MELANOM VE MELANOSİTİK NEVÜSTE SUPRABASİN, İSTHMIN-1 VE PODOCALYXİN İMMÜNREAKTİVİTESİNİN İMMÜNOHİSTOKİMYASAL OLARAK İNCELENMESİ
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Bu çalışmada malign melanom ve melanositik nevüslü hastalardan alınan deri örneklerinden suprabasin (SBSN), isthmin-1 (ISM-1) ve podocalyxin (PODXL) immünreaktivitesinin immünohistokimyasal olarak incelenmesi amaçlandı Bu çalışmada 20 adet melanositik nevüs, 20 adet malign melanom tanısı konmuş deri örneği ve kontrol grubunu oluşturacak 20 adet hastalıklı deri komşuluğundaki herhangi bir patolojiye rastlanmayan sağlıklı deri örneği olmak üzere toplam 60 adet deri örneği kullanıldı. Diğer dermatolojik hastalık veya malignite tanısı konmuş ve diabetes mellitusu olan hastaların deri örnekleri çalışmaya alınmadı. Elde edilen deri örneklerinin tanıları doğrulandıktan sonra parafin bloklardan 5-6 µm kalınlığında alınan deri kesitlerine podokaliksin, ISM-1 ve SBSN için indirekt immünohistokimyasal boyama yapıldı. Bu yöntemle primer antikorla nemli ortamda inkübe edilmiş dokulara biyotinli sekonder antikor uygulanarak ve streptavidinli enzimle (peroksidaz veya alkalen fosfataz) inkübasyon yapıldı ve enzim substratı olan 3-Amino-9-Ethylcarbazole (AEC) veya 3, 3'-diaminobenzidine (DAB) kromojenleri uygulandı. Boyamada immünreaktivitenin yaygınlığı (0.1: <%25, 0.4: %26-50, 0.6: %51-75, 0.9: %76-100) ve şiddeti (0: yok, +0.5: çok az, +1: az, +2: orta, +3: şiddetli) kriter alınarak bir histoskor oluşturuldu. Hesaplamalarda histoskor = yaygınlık x şiddet formülü kullanıldı. Elde edilen veriler statistical package for the social sciences (SPSS, version 22.0) (Chicago, IL, USA) paket programı kullanılarak analiz edildi. Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk normallik testleri yapıldıktan sonra iki gruplu değişkenlerde bağımsız örneklem t testi iki gruptan fazla değişkenlerde ise varyans analizi (ANOVA) kullanıldı. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bu çalışmada SBSN immünreaktivitesinin immünohistokimyasal incelemesinde kontrol grubu ile karşılaştırıldığında malign melanom grubunda (p=0.025) istatistiksel olarak anlamlı bir azalma tespit edilirken melanositik nevüs grubunda SBSN immünreaktivitesinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edildi (p<0.001). Bununla birlikte malign melanom grubu ile karşılaştırıldığında melanositik nevüs grubunda SBSN immünreaktivitesinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edildi (p<0.001) ISM-1 immünreaktivitesinin immünohistokimyasal incelenmesinde kontrol grubu ile karşılaştırıldığında malign melanom grubunda (p=0.031) istatistiksel olarak anlamlı bir azalma saptanırken melanositik nevüs grubunda ISM-1 immünreaktivitesinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edildi (p<0.001). Bununla birlikte malign melanom grubu ile karşılaştırıldığında melanositik nevüs grubunda ISM-1 immünreaktivitesinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış tespit edildi (p<0.001). Podocalyxin immünreaktivitesinin immünohistokimyasal incelenmesinde kontrol grubu ile karşılaştırıldığında malign melanom ve melanositik nevüs gruplarında istatistiksel olarak anlamlı bir artış saptandı (p<0.001) Sonuç olarak malign melanom grubunda PODXL'nin anlamlı yüksek, ISM-1 ve SBSN'nin ise anlamlı düşük olduğu tespit edilmiştir. PODXL'nin MAPK yolu, PI3K ve BRAF mutasyonu aracılığıyla malign melanom oluşumuna katkıda bulunabileceği düşünüldü. Ancak bu yol ve mutasyonlara aracılık edebilen ezrin proteinin bu çalışmada ölçülememiş olması kısıtlayıcı bir durumdur. ISM-1'in antiapoptotik ve antianjiogenetik özelliği bilinmektedir ve bu çalışmada azalmış olması malign melanom hücrelerinin çoğalmasına ve göçüne katkıda bulunabileceği düşünüldü. SBSN'in azalmasını ise daha çok keratinosit hücrelerinde ekspresse edilmesi ve henüz moleküler mekanizmasının tam olarak anlaşılmamasına bağlandı. Bu moleküllerle ilgili bu alanda daha fazla araştırma yapılması ile bu moleküllerin mekanizmasının anlaşılmasına daha fazla katkıda bulunacağını düşünüldü.
This study aimed to immunohistochemically examine the immünoreactivity of suprabasin (SBSN), isthmin-1 (ISM-1), and podocalyxin (PODXL) in tissue samples taken from patients with malignant malign melanoma and melanocytic nevi. A total of 60 skin samples were used, including 20 skin samples diagnosed as melanocytic nevüs, 20 as malignant malign melanoma, and 20 healthy skin (taken adjacent to diseased skin but showing no pathology) as the control group. Skin samples from patients diagnosed with other dermatological diseases, malignancies, or diabetes mellitus were excluded. Following confirmation of diagnoses, 5–6 µm thick sections were taken from paraffin blocks for indirect immunohistochemical staining using antibodies for PODXL, ISM, and SBSN. In this method, tissues incubated with primary antibodies in a moist environment were treated with biotinylated secondary antibodies and further incubated with enzyme-conjugated streptavidin (peroxidase or alkaline phosphatase), followed by application of the chromogens 3-Amino-9-Ethylcarbazole (AEC) or 3,3'-diaminobenzidine (DAB). A histoscore was created based on the extent of immunoreactivity (0.1: <25%, 0.4: 26–50%, 0.6: 51–75%, 0.9: 76–100%) and intensity (0: none, +0.5: very low, +1: low, +2: moderate, +3: strong). The formula used was: histoscore = extent × intensity. The data were analyzed using the Statistical Package for the Social Sciences (SPSS, version 22.0; Chicago, IL, USA). Kolmogorov-Smirnov and Shapiro-Wilk tests were used for normality, followed by independent samples t-test for comparisons between two groups, and ANOVA for comparisons among more than two groups. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. In this study, immunohistochemical examination of SBSN immunoreactivity revealed a statistically significant decrease in the malign melanoma group compared to the control group (p=0.025), while a significant increase was observed in the melanocytic nevus group (p<0.001). Additionally, a statistically significant increase in SBSN immunoreactivity was found in the melanocytic nevus group compared to the malignant malign melanoma group (p<0.001). For ISM-1 immunoreactivity, a significant decrease was observed in the malign melanoma group compared to the control group (p=0.031), while a significant increase was observed in the melanocytic nevus group (p<0.001). Furthermore, ISM-1 immunoreactivity was significantly higher in the melanocytic nevus group compared to the malign melanoma group (p<0.001). Regarding PODXL immunoreactivity, both malign melanoma and melanocytic nevus groups showed a statistically significant increase compared to the control group (p<0.001). In conclusion, PODXL was significantly elevated in the malign melanoma group, whereas ISM-1 and SBSN levels were significantly reduced. It is suggested that PODXL may contribute to malign melanoma development through the MAPK pathway, PI3K, and BRAF mutations. However, the inability to measure the ezrin protein, which could mediate these pathways and mutations, is a limitation of the study. ISM-1 is known for its anti-apoptotic and anti-angiogenic properties, and its reduction in this study may support proliferation and angiogenesis, contributing to malign melanoma cell growth and migration. The decrease in SBSN may be attributed to its expression mainly in keratinocyte cells and the still poorly understood molecular mechanisms. Further studies on these molecules could contribute to a better understanding of their mechanisms.







