ELAZIĞ İLİ FIRAT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ'NDE ÇALIŞAN HEMŞİRELERİN MEME KANSERİ KONUSUNDA BİLGİ VE DAVRANIŞLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanserdir. Meme kanserinde erken tanı, tedaviyi kolaylaştırmakta ve hastanın yaşam süresini uzatmaktadır. Bu araştırma Elazığ ili Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde görev yapmakta olan hemşirelerin meme kanseri ve erken tanı yöntemlerine ilişkin bilgi ve davranışlarını saptamak amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu çalışmanın evrenini, Elazığ ili Fırat Üniversitesi Hastanesi'nde görev yapan 535 hemşire oluşturmuş, bunların 495'ine ulaşılmıştır (Çalışmaya katılma oranı %92.5). Araştırma verileri; hemşirelerin sosyo-demografik özellikleri, çalıştıkları birim ve çalışma süreleri, meme kanseri konusunda bilgi ve davranışlarını belirlemeye yönelik soruların yer aldığı bir anket formunun dağıtılıp sonra geri toplanmasıyla elde edilmiştir. Elde edilen veriler ortalamalar, yüzdeler ve ki-kare testi ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamına alınan hemşirelerin yaş ortalaması 29.46±7.27 yıl, %88.7'si kadın, %46.1'i sağlık meslek lisesi mezunu, %46.7'si bekar, %37.6'sı 10 yıl ve üzeri hizmet süresine sahip olup, %57'si dahili kliniklerde çalışmaktadır. Hemşirelerin %65.6'sı kendi kendine meme muayenesi (KKMM)'ni yapmakla birlikte, %15.9'u bu yöntemi düzenli olarak uygulamaktadır. Bununla birlikte KKMM'ni yapmayanların %36.4'ü en sık 'unutkanlık' nedeniyle yapmamaktadır. Hemşirelerden KKMM'nin uygun tekniğini tam bilenlerin oranı %52.2, eksik bilenlerin oranı %35.5 ve hiç bilmeyenlerin oranı %12.3'tür. Hemşirelerin, bir hekim tarafından klinik meme muayenesi (KMM) yaptırma oranı %15.0 olup, en sık yaptırma %86.4 ile meme kanserine önlem/erken tanı nediniyledir. Hemşirelerin mamografi çektirme oranı %7.5 olup, en sık çektirme nedeni %90.9 ile meme kanserine önlem/erken tanı nedeniyledir. Her üç erken tanı yöntemini (KKMM, KMM ve mamografi) birlikte uygulayanların oranı %5.9 ve hiçbir yöntemi uygulamayanların oranı %33.0'dır. Çalışmada hemşirelerin yaşının artması, meme hastalığı öyküsünün olması ve hizmet içi eğitim almasının tarama yöntemlerini (KKMM, KMM ve mamografi) kullanma üzerinde anlamlı bir etkisi bulunmuştur (p<0.05). Çalışılan klinik ile tarama yöntemlerini (KKMM, KMM ve mamografi) uygulama arasında ise anlamlı ilişki saptanmamıştır (p>0.05). Sonuç olarak; Hemşirelerin, sağlık çalışanı olduğu düşünüldüğünde, KKMM hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve meme kanseri erken tanı yöntemlerini uygulama oranlarının düşük olduğu bulunmuştur. Hemşirelerin, meme kanseri ve erken tanı yöntemleri hakkında bilgi ve davranışlarının eğitimle desteklenmesi, yapılacak çalışmalarla istenen koruyucu sağlık davranışlarını gerçekleştirmeyi engelleyen faktörlerin belirlenerek azaltılması yönünde girişimler yapılmalıdır.
Breast cancer is the most common cancer in women. Early diagnosis of the breast cancer makes the treatment easier and prolongs the life of the patient. In this study, it was aimed to assess the behaviours and the knowledge of the nurses working at Elazıg province Fırat University Medical Faculty Hospital about the breast cancer and early diagnosis methods. This descriptive and cross-sectional type study covered 535 nurses working at Elazıg province Fırat University Medical Faculty Hospital, 495 of them participated the study (participation rate was 92.5%). Data were collected with a survey containing questions to assess the knowledge and behaviours of the participants about the breast cancer, their socio-demographic characteristics, their departments and terms of service. The data were evaluated by means, percentages and chi-square test. The average age of the participant nurses was 29.46±7.27 years, 88.7% of them were women, 46.1% of them graduated from medical vocational high school, 46.7% of them were single, 37.6% of them had 10 year or longer term of service, 57.0% of them study internal clinics. 65.6% of the participants made breast self-examination (BSE) and 15.9% of them repeated this method regularly. However, 36.4% of the participants who did not practice BSE did not do this method because of 'forgetfulness' at most. 52.2% of the nurses 'exactly' knew proper BSE technique, 35.5% knew it ' insufficiently' and 12.3% of them did not know it. 15.0% of the participants had clinical breast examination (CBE) by a physician, and the most common reason of this examination was breast cancer prevention/early diagnosis with the rate of 86.4%. 7.5% of the participants used mammography method and, the most common reason of this method was breast cancer prevention/early diagnosis with rate of 92.5%. 5.9% of the participants practiced all of this three early diagnosis methods (BSE, CBE and mammography). 33.0% did not practice any method. In the study, there was a significant effect of nurses' increasing ages, breast diseases history and in-service trainings on practicing screening methods (BSE, CBE and mammography) (p<0.05). There was not any relation between the clinics the nurses work at and practicing screening methods (BSE, CBE and mammography) (p>0.05). As a result, it was found that the participants, though they were healthcare staff, did not have sufficient knowledge about BSE and had a low rate of practicing early diagnosis methods. Knowledge and behaviours of the nurses about the breast cancer and early diagnosis methods must be supported with education, and interventions must be carried out to assess and eliminate the factors preventing practicing preventive health care behaviours.







