Farklı dozlarda ve uzun süre asetaminofen verilen laboratuvar farelerinde (Mus musculus)kan asetaminofen düzeyleri ile iç organlarda şekillenen morfolojik bulgular

dc.contributor.authorServi, Kadir
dc.contributor.authorEröksüz, Hatice
dc.contributor.authorKara, Haki
dc.contributor.authorÇevik, Aydın
dc.date.accessioned2026-08-12T15:48:38Z
dc.date.issued1996
dc.departmentFırat Üniversitesi
dc.description.abstractAraştırma bir kontrol ve üç deneme grubu olmak üzere dört farklı grupta yürütüldü. Her biri on adet fareden oluşan üç deneme grubuna sırasıyla 20 mg/kg/gün (Grup 1), 30 mg/kg/gün (Grup 2), 40 mg/kg/gün (Grup 3) dozlarında oral yolla doksan gün süreyle asetaminofen verildi. Bu sürenin sonunda birinci gruptan başlayarak kandaki asetaminofen düzeyleri sırasıyla, 6.47, 14.01 ve 18.89 $\\mu$ g/ml olarak bulundu. Birinci ve ikinci gruptaki farelerde canlı ağırlık artışının kontrol grubuna göre daha düşük olduğu, üçüncü gruptaki farelerde ise canlı ağırlık artışında artma oluşmadığı saptandı. Makroskobik olarak, ikinci ve üçüncü grup farelerin karaciğerlerinin solgun renkte, kenarlarında kütleşme, şişkin görünümleriyle karekterize lezyonlar gözlemlendi ve bunun dışında kaydedeğer bir bulguya rastlanılmadı. Histopatolojik muayenede birinci grup farelerin karaciğerlerinde Vena centralisler çevresindeki sinuzoidlerin genişlediği ve sentrolobuler bölgedeki karaciğer hücrelerinde yer yer parankim dejenerasyonları gözlendi. İkinci ve üçüncü grup farelerin karaciğerlerinde ise sentrolobuler bölgedeki karaciğer hücrelerinde parankim ve yağ dejenerasyonu, koagulasyon nekrozu ile birlikte erime gözlemlendi. Sözü edilen lezyonlann tümü sentrolobuler olarak gözlemlenirken, midzonal bölgeye doğru karaciğer hücrelerinde sadece yağ globülleri saptandı. Üçüncü gruptaki farelerde ise tüm bu lezyonlann yanısıra, sentrolobuler bölgede sınırlı koagulasyon nekrozlarının midzonal bölgeye doğru yaygınlaştığı dikkati çekti. İkinci ve üçüncü grup farelerde böbreklerde de makroskobik olarak kapsula altında peteşiyel kanamalar ile mikroskobik olarak interstisyel dokuda kanama, tubulus epitellerinde karyoreksis, karyolizis ve piknoz ile karakterize lezyonlar saptandı. Diğer iç organlarda morfolojik lezyonlar dikkati çekmedi.
dc.identifier.endpage311
dc.identifier.issn1012-0173
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage305
dc.identifier.trdizinid39187
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/39187
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/36612
dc.identifier.volume10
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofFırat Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.relation.tubitakinfo:eu-repo/grantAgreement/TUBITAK//
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260511
dc.subjectFarmakokinetik
dc.subjectfareler
dc.subjectilaç toksisitesi
dc.subjectağrı kesiciler
dc.subjectfarmakodinamik
dc.subjectasetaminofen
dc.titleFarklı dozlarda ve uzun süre asetaminofen verilen laboratuvar farelerinde (Mus musculus)kan asetaminofen düzeyleri ile iç organlarda şekillenen morfolojik bulgular
dc.typeArticle

Dosyalar