GEÇİCİ BARINMA ÜNİTELERİNİN TERMAL KONFOR ŞARTLARININ İÇİNDE BULUNDUĞU YERLEŞİM ŞEMASI ÜZERİNDEN ANALİZ EDİLMESİ
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Afetler insan yaşamının doğal akışını ansızın sekteye uğratarak maddi ve manevi pek çok kayba sebebiyet vermektedir. Afetlerin yıkıcı etkileri kendilerini en çok barınma mekânlarında göstermektedir. Afet sonrası süreçte kullanılan geçici barınma ünitelerinde, afetzedelerin en temel gereksinimi olan barınma ihtiyacı cevap bulurken geride kalan birçok ihtiyaç göz ardı edilmektedir. Bu ihtiyaçların en önemlilerinden biri, geçici barınma ünitelerinde süresi 6 ay ile 3 yıl arasında değişen konaklama süreleri boyunca afetzedelerin termal konfor ihtiyacının karşılanması durumudur. Afetzedeler için, afetin yıkıcı sonuçları beraberinde zorlu kış soğuğuna ve bunaltıcı yaz sıcağına karşı bireysel çözüm arayışlarını getirmektedir. Günümüzde kullanılan mevcut geçici barınma üniteleri, belirli birtakım standartlar çerçevesinde yan yana getirilerek bir geçici yerleşim alanı kurulmaktadır. Bu oluşum mantığının temel noktasını, genel itibariyle belirlenmiş alan içerisine olabildiğince çok sayıda geçici barınma ünitesini sığdırabilmek oluşturmaktadır. Bu durum da iklimsel verilerin göz ardı edilerek termal açıdan konforsuz yaşam alanlarının gelişimine sebebiyet vermektedir. Dünyada ve ülkemizde, geçici yerleşim alanlarının iklimsel açıdan duyarlı hale getirilmesine ilişkin birçok yönerge bulunmasına rağmen sahada bu çağrı hala yanıt bulamamaktadır. Literatürde geçici barınma ünitelerinde termal konfor şartlarının sağlanmasına yönelik pek çok çalışma bulunmaktadır. Ancak bu çalışmaların ekseriyeti tek bir barınma hacmi üzerinedir. Bu bağlamda literatürde geçici barınma ünitelerinde termal konforun sağlanmasının içerisinde yer aldığı yerleşim şeması ile ilişkisine yönelik yapılmış herhangi bir çalışmaya rastlanamamıştır. Yapılan bu tez çalışmasında; geçici barınma ünitelerinde termal konfor şartlarının sağlanması mevcutta uygulanan yerleşim şeması ve öneri olarak geliştirilen yerleşim şemaları üzerinden sayısal olarak analiz edilmiştir. Sayısal analizler Ansys Fluent R1 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen simülasyon çıktıları PMV ve PPD termal konfor indekslerinin hesaplanmasında kullanılmıştır. Geliştirilen yerleşim şeması önerileri ve geçici barınma ünitesinde bulunan tüm açıklıkların havalandırmada aktif kullanılmasının termal iyileştirmeler sağladığı görülmüştür. Standart yerleşim şeması düzenine göre (5,40 PMV ve %100 PPD), geliştirilen senaryolarda (3,50 PMV ve %100 PPD) %35,18'lik bir termal iyileşme sağlanmıştır. Ancak termal konfor düzeyi değişmeden kalmıştır. Gerçekleştirilen simülasyon çalışmaları ışığında ulaşılan verilerde, geliştirilen yerleşim şeması önerilerinin geçici barınma ünitelerinde iç ortam termal konfor şartlarının iyileştirilmesinde yeterli düzeye ulaşamadığını ancak pasif yöntemlerin geliştirilmesiyle termal konfor düzeyinin arttırılabileceğini göstermiştir.
Disasters suddenly disrupt the natural flow of human life, causing numerous material and emotional losses. The devastating effects of disasters are most evident in shelters. While the most basic need of disaster victims is met in temporary shelter units used in the post-disaster period, many other needs are overlooked. One of the most important of these needs is meeting the thermal comfort needs of disaster victims during their stay in temporary shelter units, which range from six months to three years. For disaster victims, the devastating consequences of disasters lead to the search for individual solutions to the harsh winter cold and sweltering summer heat. Currently, existing temporary shelter units are placed side by side within a set of standards to form a temporary settlement area. The fundamental principle of this formation is generally to fit as many temporary shelter units as possible within a designated area. This disregard for climatic conditions leads to the development of thermally uncomfortable living spaces. Despite numerous guidelines for making temporary settlements climate-sensitive, both globally and in our country, this call remains unanswered in the field. There are numerous studies in the literature on ensuring thermal comfort in temporary shelter units. However, the majority of these studies focus on a single shelter volume. Therefore, no studies have been found in the literature on the relationship between ensuring thermal comfort in temporary shelter units and the layout scheme within which they are located. In this thesis, the provision of thermal comfort in temporary shelter units was numerically analyzed using the currently implemented layout scheme and the proposed layout schemes. Numerical analyses were conducted using Ansys Fluent R1. The resulting simulation outputs were used to calculate the PMV and PPD thermal comfort indices. The proposed layout schemes and the active use of all openings in the temporary shelter unit for ventilation were found to provide thermal improvements. Compared to the standard layout (5.40 PMV and 100% PPD), the developed scenarios (3.50 PMV and 100% PPD) achieved a 35.18% thermal improvement. However, the thermal comfort level remained unchanged. Simulation data revealed that the proposed layout schemes were insufficient to improve indoor thermal comfort in temporary housing units, but that thermal comfort levels could be increased through the development of passive methods.







