OSMANLI'DAN CUMHURİYET'E KÜLTÜREL MİRAS POLİTİKALARININ GELİŞİMİ: ÖNCÜ ŞAHSİYETLER VE KAZI FAALİYETLERİ
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Bu çalışmada Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarına kadar olan süreçte kültürel mirasa yönelik politikalar ve buna bağlı olarak yapılan faaliyetler ve müzeciliğin gelişimi sistematik olarak incelenmiştir. Bu süreçte yapılan yasal düzenlemeler, kurumsal yapılanma, öncü şahsiyetler ve arkeolojik faaliyetler detaylı olarak incelenmiştir. İlk kısımda Osmanlı döneminde kültürel mirasa yönelik alınan önlemler verilmiştir. Kültürel mirasın korunması ve savaşlarla uğraşılan bu dönemlerde batılı kişilerin yaptığı yağmalar, yerel halkın devşirme malzeme elde etmek için taşınmaz yapılara verdikleri zararların önlenmesi amacıyla Asar-Atika nizamnameleri yayımlanmıştır. Osmanlı döneminde birincil yasal dayanak olarak dört adet nizamname yayımlanmıştır. Bununla birlikte abidevi yapıların, resimlerin, hususi olarak bazı yapıların da korunmasına yönelik nizamnameler yayımlanmıştır. Cumhuriyet döneminde kültürel mirasa olan ilgi ve koruma aralıksız devam etmiş. Çeşitli talimatnameler ve emirnameler yayımlanmış, nihayet eski eserler kanunu çıkarılarak nizamnamelerin gelişmiş açık bir versiyonu ile koruma faaliyetleri devam etmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde müzeciliğe yön veren padişahlar ve diğer şahsiyetler incelenmiştir. Müzecilik ve kültürel miras konusunda en çok katkı veren padişahlar Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamid olmuştur. Ahmet Fethi Paşa, Osman Hamdi Bey, Halil Edhem Bey ve Safvet Paşa gibi devlet adamları ve aydınlar belirleyici roller oynamıştır. Ayrıca, Edward Goold, Philipp A. Dethier ve Charles Texier gibi yabancı uzmanlar da erken dönem çalışmalara katkı sağlamıştır. Kültürel miras bulunan yerlerde yabancıların ve yerel halkın yağma, eserlere zarar verme durumlarının engellenmesi için bu alanlardaki çalışmalar nizamnamelerle kontrol altına alınmaya çalışılmış, olabildiğince imparatorluk müzesi adına kazılar yapılmaya çalışılmıştır. Buna rağmen birçok yabancı araştırmacıya da kazı izinleri verilmiş ve bazı eserler çalınmak bazıları ise çoğu zaman taşıma maliyetleri gibi lojistik engeller öne sürülmek suretiyle yurt dışına çıkarılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nda kültürel mirası koruma bilinci, Avrupa'nın arkeolojik yağmasına tepki olarak doğmuş ve Tanzimat'tan itibaren hızla kurumsal kimlik kazanmıştır. Yayımlanan nizamnamelerle giderek güçlendirilen bir koruma hukuku oluşturulmuş, Müze-i Hümayun merkezli bir müze ağı geliştirilmiş ve arkeolojik çalışmalar denetim altına alınmaya çalışılmıştır. Cumhuriyet dönemi, bu mirası devralarak daha sistematik ve millî bir çerçeveye oturtmuştur. Bu süreç, kültürel mirasın korunmasının devletin egemenlik anlayışının ve modernleşme çabasının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini göstermektedir.
This study systematically examines the policies regarding cultural heritage and the related activities and development of museology from the final years of the Ottoman Empire to the early years of the Republic of Turkey. The legal regulations, institutional structures, pioneering figures, and archaeological activities carried out during this period are examined in detail. The first section covers the measures taken regarding cultural heritage during the Ottoman period. In order to protect cultural heritage and prevent looting by Westerners during periods of war, as well as damage to immovable structures by local people seeking to obtain materials for construction, the Asar-Atika regulations were published. Four regulations were published as the primary legal basis during the Ottoman period. In addition, regulations were issued for the protection of monumental structures, paintings, and certain specific buildings. Interest in and protection of cultural heritage continued uninterrupted during the Republican period. Various directives and decrees were issued, and finally, the Antiquities Law was enacted, continuing protection activities with an advanced, clear version of the regulations. The second part of the study examines the sultans and other figures who guided museology. The sultans who contributed most to museology and cultural heritage were Abdülmecid, Abdülaziz, and Abdülhamid II. Statesmen and intellectuals such as Ahmet Fethi Pasha, Osman Hamdi Bey, Halil Edhem Bey, and Safvet Pasha played decisive roles. In addition, foreign experts such as Edward Goold, Philipp A. Dethier, and Charles Texier also contributed to early studies. In order to prevent looting and damage to artifacts by foreigners and local people in places of cultural heritage, work in these areas was attempted to be controlled by regulations, and excavations were attempted to be carried out on behalf of the imperial museum as much as possible. Despite this, many foreign researchers were granted excavation permits, and some artifacts were stolen, while others were taken abroad, often under the pretext of logistical obstacles such as transportation costs. The awareness of protecting cultural heritage in the Ottoman Empire arose as a reaction to European archaeological looting and rapidly gained institutional identity after the Tanzimat. A protection law, strengthened by published regulations, was established, a museum network centered on the Imperial Museum was developed, and archaeological studies were brought under control. The Republican era inherited this legacy and placed it within a more systematic and national framework. This process demonstrates that the protection of cultural heritage became an integral part of the state's understanding of sovereignty and its modernization efforts.







