2020 VE SONRASI DEPREMLER BAĞLAMINDA KADINLARIN GÜVENLİK RİSKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: ELAZIĞ İLİ ÖRNEĞİ
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Son zamanlarda doğal afetlerin yoğunluğunun ve çeşitliliğinin artması, afetler ve etkilediği bireylerle ilgili olan çalışmaların arttırılmasına olan ihtiyacı gözler önüne sermektedir. Toplumu oluşturan birey gruplarından biri kadınlardır. Kadınlar, toplum içerisinde kırılgan gruplar arasında gösterilmektedir. Afet ve kadın ilişkisine dayalı çalışmalar uluslararası boyutlarda ele alınarak; Birleşmiş Milletler'in kadın konferansları ve Yokohoma, Hyogo ve Sendai bildirgelerinde iki ayrı koldan irdelenmiştir. Afetlerde etkilenen grupların en hassasını kırılgan gruplar oluşturmaktadır. Kırılgan gruplar arasında görülen kadınlar, meydana gelen afetlerden olumlu veya olumsuz olarak farklı şekillerde etkilenebilmektedir. Bu etkiler, kadınların kırılganlık boyutlarıyla ilişkilendirilebilmektedir. Afetin, kadınlarla olan ilişkisel bağı; kadınların afetlere hazırlıklı olmama durumları, dikkate alınmamaları, afet süreçlerinde kaynaklara erişim zorlukları, güvenlik sorunları, savunmasızlık ve çaresizlik gibi kavramlarla dile getirilmektedir. Bu araştırmada 2020 ve sonrasındaki depremleri yaşamış olan Elazığ ili merkezi kapsamında, kadınların afet sonrasında yerleştikleri geçici barınma alanlarındaki güvenlik riski sorunları üzerine odaklanılmıştır. Kadınların güvenlik riski konusu ele alınarak; ekonomik, gıda, sağlık, çevresel, kişisel, toplumsal ve politik güvenlik riski alanlarıyla ilişkili sorular doğrultusunda, güvenlik riskleri hakkında derin ve kapsamlı bir araştırma yapılarak güncel bilgiler sunulmuştur. Araştırma, 2023-2024 yılları arasında Elazığ ili merkezinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın metodolojisinde, nitel araştırma yöntemi kullanılarak, araştırılan konunun tüm detaylarını en ince ayrıntısına kadar kapsayan ve ayrıntılı cevapların alınıp, bilgi toplanılmasına imkân veren, 'yüz yüze derinlemesine mülakat' tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda Elazığ ili merkezinde geçici barınma alanlarında kalmış olan ve 18-65 yaş arasındaki 30 kadınla görüşme sağlanmıştır. Yapılan görüşmeler sırasında, katılımcıların izni dâhilinde ses kaydı ve notlar alınmış, transkriptleri yapılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler hem nitel analiz teknikleriyle (MAXQDA) hem de nicel tekniklerle (SPSS Statistics 26) analiz edilerek sunulmuştur. Yapılan araştırmada, afetten sonra kadınların kaldıkları geçici barınma alanlarında tezin içeriğinde bahsedilen 'yedi ana güvenlik risklerinden' farklı biçimlerde etkilendikleri ortaya çıkarılmıştır. Araştırmada, kadınların toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklı olarak afet sonrası kaldıkları geçici barınma alanlarında afetin olumsuz etkilerinden etkilendikleri bulgusu elde edilmiştir.
The recent increase in the intensity and diversity of natural disasters reveals the need to increase studies on disasters and the individuals they affect. One of the groups of individuals that make up society is women. Women are shown among the vulnerable groups in society. Studies based on the relationship between disaster and women are handled in international dimensions; It has been examined in two separate branches in the women's conferences of the United Nations and the declarations of Yokohama, Hyogo, and Sendai. Vulnerable groups are the most vulnerable to the groups affected by disasters. Women, who are among the vulnerable groups, can be affected by disasters in different ways, positively or negatively. These effects can be associated with women's vulnerability. The relational bond of disaster with women; Women's lack of preparedness for disasters, their disregard, difficulties in accessing resources in disaster processes, security problems, vulnerability, and helplessness are expressed with concepts such as. This study focuses on the security risk problems of women in temporary shelters where they settled after the disasters in the center of Elazığ province, which experienced earthquakes in 2020 and afterward. By addressing the issue of women's security risk, in-depth and comprehensive research was conducted on security risks in line with questions related to economic, food, health, environmental, personal, social, and political security risk areas, and up-to-date information was presented. The research was conducted in the center of Elazığ Province between 2023-2024. In the research methodology, the 'face to face in-depth interview' technique, which covers all the details of the researched subject to the finest detail and allows detailed answers to be obtained and information to be collected, was used by using qualitative research method. In this context, 30 women between the ages of 18-65 who stayed in temporary shelters in the center of Elazığ province were interviewed. During the interviews, voice recordings and notes were taken with the permission of the participants, and the data were obtained by making transcripts. The data obtained were analyzed and presented with both qualitative analysis techniques (MAXQDA) and quantitative techniques (SPSS Statistics 26). The research revealed that women are affected in different ways from the 'seven main security risks' mentioned in the content of the thesis in the temporary shelters where they stay after the disaster. In the research, it was found that women are affected by the negative effects of the disaster in the temporary shelters where they stay after the disaster due to their gender roles.







