Perforan göz yaralanmalarında prognostik faktörler

dc.contributor.authorDemir, Tamer
dc.contributor.authorTurgut, Burak
dc.contributor.authorKükner, Şahap
dc.contributor.authorYılmaz, Turgut
dc.contributor.authorAslan, Lokman
dc.date.accessioned2026-08-12T15:39:03Z
dc.date.issued1999
dc.departmentFırat Üniversitesi
dc.description.abstractAmaç : Önlenebilir körlük nedenleri içinde önemli bir yere sahip olan perforan göz yaralanmalarına ait prognostik faktörlerin ortaya konup, bazı risk faktörlerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Yöntem: Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Kliniği' ne 1994-1999 yılları arasında perforan göz yaralanması ile baş vuran 157 hastaya ait kayıtlar değerlendirilmiştir. Olguların tümüne tek yada ikinci cerrahi işlem uygulanmıştır. Olgular; yaş, cinsiyet, mesleki dağılım, travma nedeni, travmaya uğrayan doku, travmaya eşlik eden ek patoloji, uygulanan cerrahi işlem, yaralanma anından operasyona kadar geçen süre, ikinci operasyon gereksinimi, operasyon öncesi ve sonrası görme düzeyleri ve komplikasyonlar açısından irdelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya alınan 157 olgunun % 77.7'si erkek, % 22.3 'ü ise kadın olup, yaş ortalamaları 25.25 (4-85) olarak belirlendi. Perforan yaralanmaya en sık 0-12 yaş grubunda (%40.1) rastlanıldı.Bu oran işçilerde % 19.1, çiftçilerde ise %15.3 tespit edildi. En sık yaralanma yeri kornea olup (%62.4), en sık etkenin ise delici- kesici aletler olduğu belirlendi (%22.9). Olguların operasyona kadar geçen süreleri değerlendirildiğinde, % 76.4' ünün ilk 24 saatte opere edildiği görüldü. İkinci operasyon olguların %27.4'ünde gerekli oldu. Operasyon öncesi görme düzeyinin en sık olarak persepsiyon- projeksiyon düzeyinde olduğu saptandı (15.9). Takiplerde en sık karşılaşılan komplikasyonun ise pupilla düzensizliği (%29) ve korneal lökom (%25.9) olduğu belirlendi. Sonuç: Perforan göz yaralanmalarında tedaviden ziyade yaralanmanın önlenmesi esastır. Bu yüzden koruyucu sağlık hizmetleri her şeyin önünde gelmektedir. Perforan göz yaralanmalı hastaların hastaneye erken başvurmaları ve erken cerrahi müdahalenin de görme prognozuna olumlu etkileri olduğu muhakkaktır.
dc.identifier.endpage214
dc.identifier.issn1017-6616
dc.identifier.issn2149-8059
dc.identifier.issue4
dc.identifier.startpage209
dc.identifier.trdizinid8737
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/8737
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/35761
dc.identifier.volume15
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofSelcuk Medical Journal
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.relation.tubitakinfo:eu-repo/grantAgreement/TUBITAK//
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260511
dc.subjectRisk faktörleri
dc.subjectOftalmolojik cerrahi işlemler
dc.subjectGörme keskinliği
dc.subjectPrognostik faktör
dc.subjectSeyir
dc.subjectGöz yaralanmaları
dc.subjectpenetre
dc.titlePerforan göz yaralanmalarında prognostik faktörler
dc.typeArticle

Dosyalar