SİROZLU HASTALARDA SAFRA KESESİ TAŞ SIKLIĞI VE HİPERSPLENİZM BULGULARININ SPLENİK ULTRASON ELASTOGRAFİ BULGULARI İLE KORELASYONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Karaciğer sirozunda normal popülasyona göre safra kesesi taşı görülme sıklığı daha fazladır ve tanıda en değerli tetkik ultrasonografidir. Son yıllarda geliştirilen elastografi ile karaciğer, safra kesesi ve dalak patolojileri daha kolay ve non-invazif olarak ortaya konulabilir hale gelmiştir. Bu çalışma karaciğer sirozu tanılı hastalarda dalak sertliği ile hipersplenizm ve safra kesesi taş varlığı arasındaki ilişkinin incelenmesi, immün sistemde önemli bir rolü olan myeloperoksidaz seviyelerinin belirlenmesi ve yine sirozlu hastalarda insülin direncinin hesaplanması amaçlı yapılmıştır. Çalışmada karaciğer sirozu (KC-S) tanılı hastalar; karaciğer sirozu ve hipersplenizm bulgusu olan hasta grubu (KC-S+H), karaciğer sirozu olup hipersplenizm bulgusu olmayan hasta grubu (KC-S-H) olarak iki alt gruba ayrıldı. KC-S+H grubunda 37, KC-S-H grubunda 23 olmak üzere toplam 60 KC-S' lu hasta ile 28 sağlıklı kontrol çalışmaya alındı. Toplam hasta grubu ve alt grupların ayrı ayrı venöz kanlarında myeloperoksidaz seviyeleri, insülin direnci değerleri bakıldı. Safra kesesi taşı için her gruba ultrasonografi yapıldı ve dalak sertliği ise semi-kantitatif elastografi üzerinde gerilim değerlerinin ölçülmesi ile tespit edildi. Karaciğer sirozu olan ve olmayan bireylerdeki MPO aktivitesi yönünden gruplar arasında anlamlı fark bulundu. MPO aktivitesi KC-S hastalarında daha düşük bulundu. Bu iki grup arasında insülin direnci açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. KC-S grubunda SKT görülme sıklığı kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Karaciğer sirozu ve hipersplenizmi olan ve KC-S-H grupları arasında MPO aktivitesi ve insülin direnci yönünden anlamlı fark bulunmadı. KC-S+H olan grupta SKT görülme sıklığı KC-S-H grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Karaciğer sirozu olan total hasta grubunda maximum ve minimum dalak gerilim değerleri ile HOMA değeri arasında istatiksel açıdan anlamlı pozitif korelasyon saptanmışken, MPO aktivitesi ve SKT görülme sıklığı arasında anlamlı korelasyon saptanmadı. Kontrol grubunda maximum, minimum ve ortalama dalak gerilim değerleri ile MPO aktivitesi arasında korelasyon saptanmamışken, HOMA değeri arasında ise negatif korelasyon saptandı. Karaciğer sirozu ve hipersplenizmi olan hasta grubunda maximum, minimum ve ortalama dalak gerilim değerleri ile SKT görülme sıklığı arasında pozitif korelasyon saptanmışken, MPO arasında korelasyon saptanmadı. Sonuç olarak, hipersplenizmi olan gruptaki maximum, minimum ve ortalama dalak gerilim sonoelastografi değerleri ile safra kesesi taşı görülme sıklığı arasında anlamlı pozitif korelasyon bulundu. Karaciğer sirozlu olgularda yapılacak olan sonoelastografi ile ölçülmüş artmış dalak sertliğinin gelecekte oluşabilecek safra kesesi taşı açısından risk faktörü olduğu kabul edilebilir. Anahtar kelimeler: Karaciğer sirozu, safra kesesi taşı, myeloperoksidaz, hipersplenizm, elastografi
In liver cirrhosis the incidence of gallstones is more than normal population and the most valuable examination is the ultrasound. With elastography developed in recent years; liver, gallbladder, spleen pathologies have been diagnosed easier and non-invasively. This study is carried out for the patients who diagnosed with liver cirrhosis and for the examination of the relationship between gallstones presence and hypersplenism, and to identify levels of myeloperoxidase (MPO) that plays a significant role in immune system and also for calculatıon of insulin resistance in these patients. In the study patients diagnosed with liver cirrhosis; were divided into two subgroups as patients with liver cirrhosis and hypersplenism findings (KC-S+H) and patients who have liver cirrhosis but don't have hypersplenism findings (KC-S-H). In the KC-S+H group thirty seven, in KC-S-H group twenty three, totally sixty patients with KC-S and twenty eight healthy controls included in the study. Insulin resistance values and MPO levels were measured for total patient group and subgroups from venous blood. Ultrasonography was performed for each group; gallstones and spleen stiffness is determined by measuring strain values on semiquantitative elastography. Significant differences were found between groups in terms of MPO activity among the individuals with liver cirrhosis and control group. MPO activity was lower in patients with KC-S. Between these two groups no statistically significant difference were found in terms of insulin resistance. The incidence of gallstones in KC-S group were found significantly higher than control group. Between individuals with liver cirrhosis and hypersplenism and KC-S-H groups no significant difference were found in terms of MPO activity and insulin resistance. Incidence of gallstones in KC-S+H group were found to be significantly higher than KC-S-H group. In the total group of patients with liver cirrhosis, while positive correlation was detected between maximum and minimum spleen strain and insulin resistance values, but no significant correlation were found between MPO activity and incidence of gallstones. In the control group, no correlation were detected between spleen strain values and MPO activity but between HOMA values negative correlation was determined. In the patients with liver cirrhosis and hypersplenism while positive correlation was detected between the incidence of gallstones with maximum, minimum and average spleen strain values but there was no correlation between MPO activity. As a result, in the group with hypersplenism a significant positive correlation was found between maximum, minimum and average values of spleen strain sonoelastography and incidence of gallstones. In patients with liver cirrhosis, increased spleen stiffness which may be measured with sonoelastography can be considered as a risk factor in terms of gallstones in future. Keywords: Liver cirrhosis, gallstones, myeloperoxidase, hypersplenism, elastography







