INVESTIGATION OF SOME OXIDATIVE STRESS AND TRACE ELEMENTS LEVELS IN PREGNANT WOMEN

dc.contributor.advisorÖZMEN, HABİBE
dc.contributor.authorJAMEEL, WALAA WALEED
dc.date.accessioned2026-08-12T10:13:21Z
dc.date.issued2025
dc.departmentFÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü, Kimya Anabilim Dalı
dc.description.abstractGebelik, reaktif oksijen türlerinin (ROS) üretimini artıran sistemik bir inflamatuvar yanıt ile karakterizedir ve bu durum oksidatif strese (OS) yol açar. Bu oksidatif dengesizlik; embriyonik rezorpsiyon, tekrarlayan gebelik kaybı, fetal gelişim anomalileri, preeklampsi (PE), erken doğum ve intrauterin büyüme geriliği (IUGR) gibi çeşitli olumsuz gebelik sonuçlarıyla ilişkilidir. Bu çalışma, gebelik sırasında biyolojik yolların düzenlenmesinde selenyum (Se), bakır (Cu) ve çinko (Zn)'nun rolüne ilişkin güncel bilgileri özetlemeyi, ayrıca bu elementlerin gebelik komplikasyonlarını önleme ve maternal-fetal sağlığı koruma potansiyeline odaklanmayı amaçlamıştır. Çalışmada gebelerde oksidatif stres belirteçleri ile eser elementler (antioksidanlar: Se, Cu ve Zn) arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Selenyum, bakır ve çinko serum düzeyleri Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Bilim Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde indüktif olarak eşleştirilmiş plazma optik emisyon spektrometresi (ICP-OES) kullanılarak ölçülmüştür. Oksidatif stres düzeyleri ise ELISA tekniği ile belirlenmiştir. Sonuçlar, gebe kadınlarda kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede artmış oksidatif stres düzeyleri olduğunu göstermiştir. Bu durum, süperoksit dismutaz (SOD) (508,7 ± 19,40'a karşı 698,7 ± 20,28 U/L, p < 0.0001) ve katalaz (CAT) (6,551 ± 0,1605'a karşı 8,604 ± 0,3235 U/L, p < 0.0001) aktivitelerinde azalma ile, ayrıca malondialdehit (MDA) düzeylerinde artış (2,671 ± 0,1068'e karşı 1,581 ± 0,04405 nmol/mL, p < 0.0001) ile ortaya konmuştur. Eser element analizinde ise gebelerde bakır düzeylerinin yüksek (66,97 ± 9,503'e karşı 9,879 ± 0,7999 µg/dL, p = 0.0043) olduğu, selenyum ve çinko düzeylerinin ise düşük olduğu saptanmıştır. Bu bulgular, gebeliğin artmış oksidatif stres ve değişmiş eser element homeostazı ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle, gerekli mikro besinlerin takviyesi oksidatif stresi azaltabilir ve PE, IUGR ve gestasyonel diyabetes mellitus (GDM) gibi gebeliğe bağlı bozuklukların riskini düşürebilir. Genel olarak, bu çalışma gebelerde eser element düzeyleri ile oksidatif stres arasında güçlü bir korelasyon olduğunu ortaya koymaktadır.
dc.description.abstractPregnancy is characterized by a systemic inflammatory response that enhances the production of reactive oxygen species (ROS), leading to oxidative stress (OS). This oxidative imbalance is implicated in several adverse pregnancy outcomes, including embryonic resorption, recurrent pregnancy loss, fetal developmental anomalies, preeclampsia (PE), preterm delivery, and intrauterine growth restriction (IUGR). The present study aimed to summarize current knowledge on the role of selenium (Se), copper (Cu), and zinc (Zn) in modulating biological pathways during gestation, with a focus on their potential to prevent pregnancy complications and protect maternal–fetal health. We evaluated the relationship between oxidative stress markers and trace elements (antioxidants: Se, Cu, and Zn) in pregnant women. Serum levels of selenium, copper, and zinc were measured using inductively coupled plasma optical emission spectrometry (ICP-OES) at the Van Yüzüncü Yıl University, Science Application and Research Centre, oxidative stress was measured by using elisa technique. Results demonstrated significantly elevated oxidative stress levels in pregnant women compared to non-pregnant controls, evidenced by reduced superoxide dismutase (SOD) (508.7 ± 19.40 vs. 698.7 ± 20.28 U/L, p < 0.0001) and catalase (CAT) (6.551 ± 0.1605 vs. 8.604 ± 0.3235 U/L, p < 0.0001) activities, along with increased malondialdehyde (MDA) levels (2.671 ± 0.1068 vs. 1.581 ± 0.04405 nmol/mL, p < 0.0001). Trace element analysis revealed elevated Cu (66.97 ± 9.503 vs. 9.879 ± 0.7999 µg/dL, p = 0.0043) and decreased Se and Zn concentrations in pregnant participants. These findings suggest that pregnancy is associated with heightened oxidative stress and altered trace element homeostasis. Supplementation with essential micronutrients may therefore mitigate oxidative stress and reduce the risk of pregnancy-related disorders such as PE, IUGR, and gestational diabetes mellitus (GDM). Overall, this study establishes a strong correlation between trace element status and oxidative stress in pregnant women.
dc.identifier.citationJAMEEL, W. (2025). Investigation of some oxidative stress and trace elements levels in pregnant women (Tez No. 978206) [Yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi].
dc.identifier.urihttps://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=V-oEQd0LkkqRGCXNzJWCTTEk4xKNdlgFWsRc3f1GvbZuzeo7eE6_5o83A21TdbMm
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/23393
dc.identifier.yoktezid978206
dc.language.isoen
dc.publisherFırat Üniveristesi
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TEZ_20260511
dc.subjectKimya
dc.titleINVESTIGATION OF SOME OXIDATIVE STRESS AND TRACE ELEMENTS LEVELS IN PREGNANT WOMEN
dc.title.alternativeGebe kadınlarda bazı oksidatif stres ve eser element düzeylerinin araştırılması
dc.typeMaster Thesis

Dosyalar