DENEYSEL KORNEA NEOVASKÜLARİZASYON MODELİNDE BEVACİZUMAB İLE RAMUCİRUMAB'IN TRPM2 VE VEGF İMMÜNREAKTİVİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Kornea saydam ve avasküler yapısı ile uygun bir ön kırılma yüzeyi sağlamak için gereklidir. Kornea avasküleritesini korumak, kornea fizyolojisinin hayati bir özelliğidir. Fiziksel, kimyasal ya da patolojik travmalar sonucu ortaya çıkabilen korneal neovaskülarizasyon; düzensiz optik yüzeye, zayıflamış gerilme mukavemetine ve yetersiz bariyer işlevi ile fonksiyonel olarak ciddi görme kaybına yol açabilir. Çalışmamızın amacı; deneysel kornea neovaskülarizasyon modelinde topikal Bevacizumab ve topikal Ramucirumab'ın etkinliklerinin araştırılması, bu iki ilacın VEGF ve TRPM2 immünreaktivitesi üzerine etkisinin araştırılması ve topikal Ramucirumab'ın en etkin dozunun tespit edilmesidir. 42 adet Sprague Dawley cinsi ratlar rastgele olarak her grupta eşit sayıda rat olacak şekilde altı gruba ayrıldı. Kontrol grubu dışında bütün gruplarda ratların sağ kornea santraline gümüş nitrat ile koterizasyon yapılarak yanık oluşturuldu. Grup I (kontrol)'e herhangi bir tedavi uygulanmadı. Grup II (KNV)'ye Dimetil Sülfoksit (DMSO) günde 2 defa uygulandı. Grup III' e 5 mg/ml topikal Bevacizumab damla günde 2 defa uygulandı. Grup IV'e 2.5 mg/ml, grup V'e 5 mg/ml, grup VI'ya 10 mg/ml topikal Ramucirumab damla günde 2 defa uygulandı. On dört günlük tedavi süresinin ardından, genel anestezi altında tüm ratların korneal fotoğrafları çekildi. Neovaskülarizasyon alanlarının tüm korneal yüzeye oranı belirlendi. Yeni damarlar ile kaplı kornea yüzeyinin tüm kornea alanına yüzdesi ölçülerek karşılaştırıldı. 14. günde anestezi altında dekapitasyon yapılıp gözler enükle edildi. Korneada VEGF, VEGFR-2, TRPM2 ve TUNEL boyama immün boyanması yapılarak histoskorlama yapıldı. 14. günde alınan kan örneğinden TAS ve TOS değerlerine bakıldı. Korneal neovaskülarizasyon alanlarının tüm korneaya yüzdesi, tedavi gruplarında KNV grubuna oranla daha düşük saptandı. VEGF, VEGFR-2 ve TRPM2 immünreaktivitesi kontrol grubu ile karşılaştırıldığında KNV grubunda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttığı gözlendi, KNV grubu ile karşılaştırıldığında tedavi gruplarında istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde azaldığı gözlendi fakat tedavi grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi. TUNEL pozitifliği kontrol grubu ile karşılaştırıldığında KNV grubunda istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlendi, KNV grubu ile karşılaştırıldığında tedavi gruplarında istatistiksel olarak anlmalı bir şekilde azaldığı gözlendi fakat tedavi grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi. Serum TAS düzeyleri kontrol grubu ile karşılaştırıldığında KNV grubunda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde azaldığı gözlendi, KNV grubu ile karşılaştırıldığında tedavi gruplarında istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttığı gözlendi fakat tedavi grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi. Serum TOS düzeyleri kontrol grubu ile karşılaştırıldığında KNV grubunda istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttığı gözlendi, KNV grubu ile karşılaştırıldığında tedavi gruplarında istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde azaldığı gözlendi fakat tedavi grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi. Sonuç olarak korneal neovaskülarizasyon belirteci VEGF ve VEGFR-2 düzeylerinde azalma sağlaması ile Ramucirumab; korneal neovaskülarizasyon tedavisinde yeni bir ajan olarak kullanılabilir. Ayrıca çalışmada değerlendirilen TRPM2'nin anlamlı değişiminden dolayı, TRPM2'nin KNV yeni bir proanjiojenik faktör olabileceğini ve ramucirumabın daha ileri çalışmalar ile desteklenerek KNV tedavisinde yeni bir ajan olabileceğini düşünmekteyiz Anahtar kelimeler: Korneal neovaskülarizasyon, Bevacizumab, Ramucirumab
The cornea with its transparent and avascular structure is necessary to provide a suitable anterior refractive surface. Maintaining corneal avascularity is a vital feature of corneal physiology. Corneal neovascularization, which may occur as a result of physical, chemical or pathological traumas, can lead to functionally severe vision loss with irreguler optical surface, weakened tensile strength and inadequate barrier function. The aim of our study; To investigate the efficacy of topical Bevacizumab and topical Ramucirumab in an experimental corneal neovascularization model, to investigate the effects of these two drugs on TRPM2 and VEGF immunoreactivity, and to determine the most effective dose of topical Ramucirumab. 42 Sprague Dawley rats were randomly divided into six groups with an equal number of rats in each group. All right corneas of rats cotherized with silver nitrat except control group. Group I (control) did not receive any treatment. Group II (sham) were applied DMSO 2 times a day. Group III were applied 5 mg/ml topical Bevacizumab drops to 2 times a day. Topical Ramucirumab drops of 2.5 mg/ml were applied to group IV, 5 mg/ml to group V, and 10 mg/ml to group VI, 3 times a day. After seven days of treatment, corneal photographs of all rats were taken under general anesthesia. The ratio of neovascularization areas to the entire corneal surface was determined The percentage of the corneal surface covered with new vessels to the entire corneal area was measured and compared. On the 14th day, decapitation was performed under anesthesia and the eyes were enucleated. Histoscoring was performed by performing VEGF, VEGFR-2, TRPM2 and TUNEL staining immunostaining in the cornea. TAS and TOS values were checked from the blood sample taken on the 14th day. The percentage of corneal neovascularization areas to the entire cornea was lower in the treatment groups compared to the CNV group. It was observed that the immunoreactivity of VEGF, VEGFR-2 and TRPM2 was statistically significantly increased in the CNV group compared to the control group, A statistically significant decrease was observed in the treatment groups compared to the CNV group, but there was no statistically significant difference between the treatment groups. When TUNEL positivity was compared with the control group, a statistically significant increase was observed in the CNV group, A statistically significant decrease was observed in the treatment groups compared to the CNV group, but there was no statistically significant difference between the treatment groups. When serum TAS levels were compared with the control group, it was observed that there was a statistically significant decrease in the CNV group, It was observed that there was a statistically significant increase in the treatment groups compared to the CNV group, but there was no statistically significant difference between the treatment groups. When serum TOS levels were compared with the control group, it was observed that there was a statistically significant increase in the CNV group, A statistically significant decrease was observed in the treatment groups compared to the CNV group, but there was no statistically significant difference between the treatment groups. As a result, Ramucirumab decreased the levels of corneal neovascularization marker VEGF and VEGFR-2; It can be used as a new agent in the treatment of corneal neovascularization. In addition, due to the significant change in TRPM2 evaluated in the study, we think that TRPM2 may be a new proangiogenic factor in corneal neovascularization and ramucirumab may be a new agent in the treatment of CNV, supported by further studies. Keywords: Corneal neovascularization, Bevacizumab, Ramucirumab







