MÜTTEFİK DEVLETLERİN TÜRKİYE'Yİ II. DÜNYA SAVAŞINA DAHİL ETME GİRİŞİMLERİ VE İNÖNÜ CHURCHİLL GÖRÜŞMESİ

dc.contributor.authorEzer, Feyzullah
dc.date.accessioned2026-08-12T15:34:44Z
dc.date.issued2020
dc.departmentFırat Üniversitesi
dc.description.abstractI. Dünya Savaşı sonunda imzalanmış olan barış antlaşmalarının tarafları memnun etmemesi,devletlerin yeni ittifaklara yönelmesine ve ilkinden daha ağır sonuçları olan II. Dünya Savaşı’nınpatlak vermesine neden olmuştur. 1930 yılından itibaren Avrupa'da uluslararası ilişkilerin bozulmayabaşlaması üzerine Türkiye, Balkanlar ve Orta Doğu'da bir takım ittifaklar kurulması için önemli roloynamıştır. 1934 yılında Balkan ülkeleriyle Balkan Antantı imzalanmış, 1936 yılında ise Avrupa'daortaya çıkan olumsuz gelişmelerin de etkisiyle Türkiye, diplomatik girişim başlatarak Lozan'daverilmeyen Boğazların egemenlik haklarını 20 Temmuz 1936'da onaylanan Montreux Boğazlarsözleşmesiyle elde etmiştir. 1937 yılında İran'da Sadabad Paktı imzalanarak sınırlar güvence altınaalınmıştır. 1938 yılında Türkiye yeni bir diplomatik başarı göstererek Fransa ile yürütmüş olduğugörüşmeler neticesinde Hatay meselesini kendi lehine çözmüştür. Almanya ve İtalya yönetimlerinin1939 başlarından itibaren saldırgan tutumlarını artırmaları üzerine İngiltere ve Türkiye arasında12 Mayıs 1939’da Türk-İngiliz Ortak Bildirisi yayımlanmıştır. Ayrıca Türkiye ve Fransa arasında 23Haziran 1939 tarihinde Dostluk ve İşbirliği Antlaşması yapılmıştır. Bu dönemde Sovyet Rusya veAlmanya arasındaki yakın ilişkilerden endişe duyan Türk, Fransız ve İngiliz temsilcileri, Ankara’dabuluşarak, 19 Ekim 1939’da üçlü ittifak antlaşması yayınlamışlardır. Bu gelişmeler Türkiye’ninBatı ittifakına dahil olmasına zemin hazırlamıştır. 1 Eylül 1939 tarihinde Alman güçlerinin Polonyatopraklarına girmesiyle, yeni bir Dünya Savaşı'nın başlaması Türkiye için de sıkıntılı bir sürecinbaşlangıcı olmuştur. Her iki grupta yer alan devletler biraz da Türkiye'nin coğrafi konumu nedeniylekendi saflarında savaşa dahil edebilmek amacıyla yoğun girişimlerde bulunmuşlardır. Türkiye isediplomasi kurallarını uygulayarak II. Dünya Savaşı'nda tarafsız kalmayı başarmış olmasına rağmensavaş ortamından fazlasıyla etkilenmiştir. Savaş ekonomisi uygulanması sonucu hükümetin artanharcamaları karşılayabilmek amacıyla çıkarmış olduğu vergi kanunları vatandaşın hükümeteolan güvenini sarsmıştır. Hızlı bir şekilde artan enflasyon, hak etmedikleri bir gelir elde ederekzenginleşmeleri, gelir adaletsizliği yaratmış ve bu gelişmeler savaş süresince engellenememiştir. II.Dünya Savaşı'na hazırlıksız yakalanan Türkiye'nin savaşa girebilmek adına gerekli hazırlık ve donanımıyeterli düzeyde değildi. Ancak Türkiye savaşa girme riskini hesaba katarak seferberlik dahil tümhazırlıklarını tamamlayarak sınırlarını güvence altına almaya çalışmıştır. Türkiye, II. Dünya Savaşısırasında çoğu zaman Müttefiklere daha yakın olsa da savaş dışında kalmak ve toprak bütünlüğünükoruyabilmek için denge politikası uygulamayı kendi çıkarları açısından uygun bulmuştur. II.Dünya Savaşı’nın ilerleyen dönemlerinde İngiltere Başbakanı Churchill ve ABD Başkanı RooseveltKazablanka şehrinde buluşarak Müttefiklerin savaşta geldikleri noktayı değerlendirmişlerdir. İkiliderin görüşmesinde Türk Devleti'nin bu savaşa Müttefikler lehine dahil olması konuşulmuş ve bu konuda görüşülmek üzere Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'den randevu talep edilmiştir. 30-31 Ocak1943 tarihleri arasında Adana'da vuku bulan ve 2 gün boyunca devam eden iki liderin müzakeresininana kısmını Türkiye Cumhuriyeti'nin Müttefiklerle birlikte hareket etmesi hususu oluşturmuştur.Türk yetkililer, eğer Türkiye'nin Mihver devletlere karşı savaşta yer alması talep ediliyorsa, önceliklesilah ve mühimmat ihtiyacının karşılanması gerektiğini öne sürmüşlerdir. Churchill, Türk tarafınınkaygılarını gidermek amacıyla istenilen silah ve mühimmat ihtiyacının ABD ve İngiliz işbirliği ileçözüleceğini açıklamıştır. Bu gelişmeler Türkiye'nin Müttefikler lehine hareket etmekten kaçındığıve savaşa girmek istemediği şeklinde yorumlara sebep olmuştur. 1945 başlarından itibaren savaşaağırlığını koyan Müttefik güçleri, Moskova'da toplanarak savaş bitiminde nasıl hareket edeceklerinigörüşmeye başlamışlar ve Türk Hükümeti'nden zaman geçirmeden kendi saflarında savaşa girmesiniistemişlerdir. Bu isteğe daha fazla duyarsız kalamayan Türk yetkililer müttefiklerle görüşerek,tarafını netleştirmiş, Mihver grubunda yer alan Almanya ve Japonya devletlerine savaş ilan etmiştir.
dc.identifier.doi10.33431/belgi.744940
dc.identifier.endpage2611
dc.identifier.issn2146-4456
dc.identifier.issue20
dc.identifier.startpage2595
dc.identifier.trdizinid383941
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.33431/belgi.744940
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/383941
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/34493
dc.identifier.volume2
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofBELGİ DERGİSİ
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.relation.tubitakinfo:eu-repo/grantAgreement/TUBITAK//
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260511
dc.subjectTarih
dc.subjectSiyasi Bilimler
dc.titleMÜTTEFİK DEVLETLERİN TÜRKİYE'Yİ II. DÜNYA SAVAŞINA DAHİL ETME GİRİŞİMLERİ VE İNÖNÜ CHURCHİLL GÖRÜŞMESİ
dc.typeArticle

Dosyalar