İLAHİ YARATILIŞ (FITRAT) VE TRANSHÜMANİZM

dc.contributor.advisorYILDIRIM, HÜSAMETTİN
dc.contributor.authorÇODUR, EMİNE
dc.date.accessioned2026-08-12T10:17:17Z
dc.date.issued2025
dc.departmentFÜ, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı
dc.description.abstractTranshümanizm, teknolojinin insan vücudu ve zihni üzerindeki etkilerini araştıran, insanı daha gelişmiş bir forma dönüştürmeyi amaçlayan felsefi ve bilişsel bir harekettir. Transhümanizm, teknoloji yardımıyla insanlar için daha uzun, daha sağlıklı, daha akıllı ve daha güçlü bir şekilde yaşamanın yollarını, biyolojik, zihinsel, duygusal yeteneklerini geliştirmeyi, yaşamanı kolaylaştırmayı ve kendi sınırlarını aşmayı hedefler. Transhümanizm genetik, mühendislik, nanoteknoloji, yapay zekâ, bilişsel bilim, nörobilim gibi alanlarda ortaya çıkan gelişimlerle yakından ilişkili olmakla birlikte din, ahlak ve felsefenin de ilgi alanına giren bir konudur. Transhümanizm konusunda birkaç yaklaşım ön plana çıkmaktadır. Bu yaklaşımlardan transhümanizmi destekleyenler; insanın sınırlı doğasını aşmak için teknolojiye karşı çıkmadan, ahlaki ve dinî sınırları dikkate alarak hareket edebileceği görüşündedirler. Buradan hareketle, transhümanistler, insanı Tanrı'nın yarattığı bir ürün olarak kabul ettikleri için insanın da bir araç olarak kullanılabileceğini savunmaktadırlar. Bu görüşe karşı çıkan yaklaşımlar ise insanın bir araç değil bir amaç olarak görülmesi gerektiğini savunmaktadırlar. Robotların, bilgisayarların ve makinelerin insan gibi bir manevi hayat yaşayamayacakları ve bu sebeple transhümanizmin insanı teknolojiye hapsedeceği görüşündedirler. Transhümanist düşünürler, insan bedeninin dijital kodlamalar ve yapay sistemlerle kontrol edilebilir hâle gelmesini, bunun sonucunda da robotik teknolojiler aracılığıyla fiziksel sınırlılıkların aşılmasını hedeflemektedir. Bu hedefin gerçekleştirilebilmesi için, insan bedeni ile teknoloji arasında var olan geleneksel sınırların aşamalı olarak kaldırılması gerektiği görüşündedirler. Transhümanist yaklaşıma göre yakın gelecekte, insan bedenine biyolojik olmayan, yapay ya da mekanik uzuvların entegre edilmesi sıradan bir uygulama hâline gelecek ve bu durum, insanın evrimsel sürecinde yeni bir aşamaya geçişin habercisi olacaktır. Çalışma kapsamında transhümanistlerin bu amaçlarını ilâhi yaratılış boyutunda açıklayan bir ilişkisel çalışmanın sınırlı noktalarla açıkladığı görülmüştür. Ayrıca ilgili literâtürde doğrudan ilâhi yaratılış ve transhümanizmin birbirini ne yönde betimlediğine ilişkin çalışma bulunamamıştır. Bu çalışmanın temel problemi ise transhümanizmin ortaya çıkma ihtimalinin ilâhi yaratılış tarafından desteklenip desteklenmediği araştırmak ve bu iki kavram düşünce arasındaki ilişkinin varlığını ve boyutlarını detaylı olarak inceleyerek ortaya koymaktır.
dc.description.abstractTranshumanism is a philosophical and cognitive movement that explores the effects of technology on the human body and mind, aiming to transform the human being into a more advanced form. It seeks to enhance human biological, mental, and emotional capabilities through technology in order to enable individuals to live longer, healthier, smarter, and stronger lives, while also facilitating everyday life and pushing the limits of human potential. Closely associated with developments in fields such as genetics, engineering, nanotechnology, artificial intelligence, cognitive science, and neuroscience, transhumanism is also a subject of interest in the domains of religion, ethics, and philosophy. Several perspectives emerge in the discourse on transhumanism. Among these, proponents argue that human beings can transcend their biological limitations with the help of technology, while still respecting ethical and religious boundaries. In this view, since humans are considered creations of God, their bodies may be seen as instruments that can be enhanced or modified. Conversely, critics assert that humans should be treated not as means but as ends in themselves. They argue that robots, machines, and computers lack the capacity for spiritual life, and thus, transhumanism risks imprisoning humanity within a purely technological framework. Transhumanist thinkers envision a future in which the human body can be controlled through digital coding and artificial systems, thereby overcoming its physical limitations. To achieve this goal, they advocate for the gradual elimination of the traditional boundaries between the human body and technology. According to this approach, it is expected that the integration of non-biological, artificial, or mechanical limbs into the human body will become commonplace, signifying a new stage in human evolution. Within the scope of this study, it has been observed that there are only limited relational analyses explaining the goals of transhumanism within the framework of divine creation. Moreover, there appears to be a lack of direct scholarly work addressing how transhumanism and divine creation relate to or define each other. The primary research problem of this study is to explore whether the emergence and goals of transhumanism are supported or contradicted by the notion of divine creation, and to examine in detail the existence, nature, and dimensions of the relationship between these two conceptual frameworks.
dc.identifier.citationÇODUR, E. (2025). İlahi yaratılış (Fıtrat) ve transhümanizm (Tez No. 959070) [Yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi].
dc.identifier.urihttps://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Xau5rw3KuCgEuy-FuJQtsDjErNBVC_nnVW-lBZahnE4EX2JvlKuLVcebq4MVYajq
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/24645
dc.identifier.yoktezid959070
dc.language.isotr
dc.publisherFırat Üniveristesi
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TEZ_20260511
dc.subjectFelsefe
dc.titleİLAHİ YARATILIŞ (FITRAT) VE TRANSHÜMANİZM
dc.title.alternativeDivine creation (Fitrat) and transhumanism
dc.typeMaster Thesis

Dosyalar