DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ VE MEME KANSERİ BİRLİKTELİĞİ OLAN OLGULARIN DEMOGRAFİK VE ETYOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN ARAŞTIRILMASI

dc.contributor.advisorGÖZEL, NEVZAT
dc.contributor.authorDEMİREL, HİLAL
dc.date.accessioned2026-08-12T10:20:49Z
dc.date.issued2025
dc.departmentFÜ, Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı
dc.description.abstractKanser, küresel çapta önemli bir halk sağlığı sorunu olup, mortalite nedenleri arasında üst sıralarda yer almaktadır. Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen malignite olup, erken tanı ve multidisipliner tedavi yaklaşımlarıyla prognozu değişebilmektedir. Diferansiye tiroid kanseri ise en yaygın endokrin malignite olup, genellikle iyi prognoza sahip olmakla birlikte, bazı hastalarda metastaz ve rekürrens riski taşımaktadır. Meme kanseri ve tiroid kanserinin birlikte görülme sıklığı son yıllarda dikkat çeken bir araştırma konusu olmuştur. Literatürde, meme kanseri tanısı almış bireylerde tiroid kanseri gelişme riskinin arttığı ve bunun hormonal, genetik ve çevresel faktörlerle ilişkili olabileceği bildirilmektedir. Bu retrospektif çalışmada, meme kanseri ve diferansiye tiroid kanseri tanısı alan hastaların sosyodemografik özellikleri incelenerek, bu iki malignitenin birlikte görülme nedenleri ve olası risk faktörleri değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler, östrojen reseptör pozitifliğinin diferansiye tiroid kanseri gelişiminde önemli bir faktör olabileceğini göstermiştir. Bunun yanı sıra, obezite ve fiziksel inaktivitenin her iki malignitenin riskini artırabileceği saptanmıştır. Ayrıca, genetik yatkınlık ve aile öyküsünün de bu kanserlerin birlikte görülme olasılığını artırdığı belirlenmiştir. Meme kanseri tedavisinde kullanılan kemoterapi ajanlarının tiroid hücrelerinde mutasyonlara yol açarak ikinci primer malignite gelişimine katkı sağladığı öne sürülmekte olup, çalışmamızda kemoterapi öyküsü olan bireylerde diferansiye tiroid kanseri gelişme sıklığının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Radyoaktif iyot (RAİ) tedavisinin meme kanseri gelişim riskini artırabileceği belirlenmiş, ancak radyoterapi ile diferansiye tiroid kanseri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bu bulgular, meme ve tiroid kanserinin ortak etiyolojik mekanizmalarla ilişkili olabileceğini düşündürmekte olup, bu konuda daha geniş hasta gruplarıyla ileri araştırmaların yapılması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çalışmamızın, her iki kanser türü arasındaki olası ilişki ve ortak risk faktörlerine dair yeni veriler sunarak, erken tanı, takip ve önleyici sağlık hizmetleri açısından katkı sağlaması hedeflenmektedir. Anahtar Kelimeler: Diferansiye tiroid kanseri, Papiller karsinom, Foliküler karsinom Meme kanseri,Risk faktörü
dc.description.abstractCancer is a significant global public health issue and ranks among the leading causes of mortality. Breast cancer is the most common malignancy in women, and its prognosis can vary depending on early diagnosis and multidisciplinary treatment approaches. Differentiated thyroid cancer is the most prevalent endocrine malignancy, generally associated with a favorable prognosis, although some patients carry a risk of metastasis and recurrence. The co-occurrence of breast cancer and thyroid cancer has become an increasingly prominent research topic in recent years. Studies in the literature suggest that individuals diagnosed with breast cancer have an increased risk of developing thyroid cancer, which may be related to hormonal, genetic, and environmental factors. This retrospective study examines the sociodemographic characteristics of patients diagnosed with breast cancer and differentiated thyroid cancer, evaluating the potential risk factors and reasons for their coexistence. The findings of this study indicate that estrogen receptor positivity may be a significant factor in the development of differentiated thyroid cancer. Additionally, obesity and physical inactivity have been identified as risk factors for both malignancies. Furthermore, genetic predisposition and a family history of cancer have been found to increase the likelihood of developing both diseases. It has been proposed that chemotherapy agents used in breast cancer treatment may contribute to the development of a second primary malignancy by inducing mutations in thyroid cells. In our study, the incidence of differentiated thyroid cancer was found to be higher among individuals with a history of chemotherapy. Radioactive iodine (RAI) therapy was also associated with an increased risk of breast cancer, whereas no statistically significant relationship was found between radiotherapy and differentiated thyroid cancer. These findings suggest that breast and thyroid cancer may be linked through shared etiological mechanisms, emphasizing the need for further research involving larger patient populations. This study aims to contribute new insights into the potential relationship between these two malignancies and their common risk factors, ultimately aiding in early diagnosis, monitoring, and preventive healthcare services. Keywords: Differentiated thyroid cancer, Papillary carcinoma, Follicular carcinoma Breast cancer, Risk factor
dc.identifier.citationDEMİREL, H. (2025). Diferansiye tiroid kanseri ve meme kanseri birlikteliği olan olguların demografik ve etyolojik özelliklerinin araştırılması (Tez No. 951379) [Tıpta uzmanlık tezi, Fırat Üniversitesi].
dc.identifier.urihttps://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=Xau5rw3KuCgEuy-FuJQtsC4dQ8zyX-fBNx-Jt0q640uCTw7WOCdOQ_4TtqXR-GJp
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/25972
dc.identifier.yoktezid951379
dc.language.isotr
dc.publisherFırat Üniveristesi
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TEZ_20260511
dc.subjectİç Hastalıkları
dc.titleDİFERANSİYE TİROİD KANSERİ VE MEME KANSERİ BİRLİKTELİĞİ OLAN OLGULARIN DEMOGRAFİK VE ETYOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN ARAŞTIRILMASI
dc.title.alternativeInvestigation of demographic and etiological characteristics of cases with differentiated thyroid cancer and breast cancer together
dc.typeSpecialist Thesis

Dosyalar