YENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE GÖRÜLEN KÜLTÜR POZİTİF NEONATAL SEPSİSİN KLİNİK VE LABORATUVAR ÖZELLİKLERİNİN MORBİDİTE VE MORTALİTE ÜZERİNE OLAN ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI

dc.contributor.advisorAYDIN, MUSTAFA
dc.contributor.authorÖZEREN, IŞILAY
dc.date.accessioned2026-08-12T10:20:36Z
dc.date.issued2018
dc.departmentFÜ, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
dc.description.abstractNeonatal sepsis, özellikle düşük doğum ağırlıklı prematüre bebeklerde olmak üzere yenidoğanın önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Bu çalışmada kültür-pozitif neonatal sepsisli olguların klinik ve laboratuvar özelliklerinin mortalite ve morbidite ile ilişkisi araştırıldı. Ocak 2013 ile Aralık 2017 tarihleri arasında Fırat Üniversitesi Hastanesi YYBÜ'nde yatırılan 4241 bebekten kültür-pozitif sepsis gelişen 233'ünün tıbbi kayıtları incelendi. Gebelik yaşına göre hastaların büyük çoğunluğu aşırı ve orta preterm bebeklerdi (%39.1 ve %11.6). Hastaların %74.2'sinde invaziv mekanik ventilasyon, %26.9'unda ise santral katater takılma öyküsü vardı. Kan kültüründe en fazla (%56.2) üreyen patojenler Gram-negatif bakteriler olmakla birlikte spesifik olarak en fazla Klebsiella pneumoniae (n: 67, %28.8) üremişti. Lökopeni yönünden Gram-pozitif ve Gram-negatif bakteriler ile mantarlar arasında (%12.3, %16.8 & %17.2) istatistiksel olarak anlamlı bir fark vardı (p = 0.021). Lökopenisi olan hastaların (n: 36, %15.5) lökositozu olanlara (n: 50, %21.5) kıyasla mortalite oranı daha yüksekti (%72.2 ve %50, p = 0.000). Aşırı düşük doğum ağırlıklı hastaların 24'ü (%68.6), çok düşük doğum ağırlıklı hastaların 27'si (%54), düşük doğum ağırlıklı hastaların 22'si (%30.1) ve normal doğum ağırlıklı hastaların ise 29'u (%38.6) ölmüştü (p = 0.02). Ölen hastaların (n: 102) total parenteral nutrisyon alma süresi hayatta kalanlara göre anlamlı düzeyde daha uzun idi (16.48 ± 15.7 gün ve 14.38 ± 13.7 gün, p = 0.015). Hastaların 102'si (%43.8) ölüm, 107'si (%45.9) sağkalım ve 24'ü ise (%10.3) sekel ile sonuçlandı. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde enfeksiyon kontrol önemlerine azami özen gösterilmesi, gereksiz invaziv girişimlerden kaçınılması ve anne sütü ile enteral beslenmeye erken geçilmesi neonatal sepsis sıklığını azaltacaktır. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, mikroorganizma, risk faktörleri, sepsis, prognoz
dc.description.abstractNeonatal sepsis is an important cause of mortality and morbidity, especially in low-birth weight premature infants. In this study, relationship between the clinical and laboratory features of the patients with culture-positive neonatal sepsis, and mortality and morbidity was investigated. Medical records of 233 patients with culture-positive sepsis out of the 4241 babies hospitalized in neonatal intensive care unit of Firat University Hospital between January 2013 and December 2017 were investigated. The majority of patients was extremely and moderate preterm infants (39.1% and 11.6%). Of the patients, there was the history of invasive mechanical ventilation and central catheterization in 74.2% and 26.9% cases. The mostly isolated pathogens (56.2%) were Gram-negative bacteria, especially Klebsiella pneumoniae (n = 67, 28.8%). There was a statistically significant difference between Gram-positive and Gram-negative bacteria and fungi (12.3%, 16.8% & 17.2%) in terms of leukopenia (p = 0.021). Patients with leukopenia (n: 36, 15.5%) had a higher mortality rate than those with leukocytosis (n: 50, 21.5%) (72.2% vs 50%, p = 0.000). Twenty-three (68.6%) of the extremely low-birth weight patients, 27 (54%) of the moderately low-birth weight patients, 22 (30.1%) of the low-birth weight patients and 29 (38.6%) of normal birth weight patients died (p = 0.02). The duration of total total parenteral nutrition intake was significantly longer in died patients (n: 102) than the survivors (16.48 ± 15.7 days & 14.38 ± 13.7 days, p = 0.015). Of the patients, 102 (43.8%) died, 107 (45.9%) survived without sequela and 24 (10.3%) survived with sequela. Maximum compliance with infection control measures in neonatal intensive care unıts, avoidance of unnecessary invasive procedures and early initiating to breast milk will decrease the frequency of neonatal sepsis. Keywords: Newborn, microorganism, risk factors, sepsis, prognosis.
dc.identifier.citationÖZEREN, I. (2018). Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde görülen kültür pozitif neonatal sepsisin klinik ve laboratuvar özelliklerinin morbidite ve mortalite üzerine olan etkisinin araştırılması (Tez No. 542683) [Tıpta uzmanlık tezi, Fırat Üniversitesi].
dc.identifier.urihttps://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=T1mWGp9MngYYkCSgiJvtVtOhyyXstPdTtG9C83gaVEZPM-CpCDAKjA98aEf3Wvtw
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/11508/25851
dc.identifier.yoktezid542683
dc.language.isotr
dc.publisherFırat Üniveristesi
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TEZ_20260511
dc.subjectÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları
dc.titleYENİDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNİTESİNDE GÖRÜLEN KÜLTÜR POZİTİF NEONATAL SEPSİSİN KLİNİK VE LABORATUVAR ÖZELLİKLERİNİN MORBİDİTE VE MORTALİTE ÜZERİNE OLAN ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI
dc.title.alternativeInvestigation of the effect of clinical and laboratory properties of cultural positive neonatal sepsis on morbidity and mortality in a newborn intensive care unit
dc.typeSpecialist Thesis

Dosyalar