TÜRKİYE'DEKİ PROFESYONEL FUTBOLCULARIN ÖZ YETERLİLİK, DUYGUSAL ZEKÂ DÜZEYLERİ İLE STRESLE BAŞA ÇIKMALARI ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ANALİZİ
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Günümüz yüzyılının en önemli oyunlarından biri olarak kabul edilen futbol; geniş oyun alanı, kalabalık oyuncu kadrosu ve yüksek düzeyde konsantrasyon ile mücadele gerektirmesi sayesinde spor dalları arasında her zaman öne çıkmıştır. Futbol; kendi yapısında barındırdığı teknik, taktik ve kondisyon unsurlarıyla zihinsel ve fiziksel açıdan sağlıklı, dengeli ve huzurlu bireylerin gelişimine katkı sağlayan bir eğitim aracı niteliğindedir. Profesyonel futbolcular ise genel olarak zamanlarını spora adamış ve bu adanmışlığın sonunda ekonomik gelirler elde etmeyi bekleyen insanlardır. Bu araştırma; profesyonel futbolcuların zihinsel anlamda karşılaştıkları güçlüklerle ne düzeyde baş edebildiklerini farklı yönlerden ele almıştır. Böylelikle bu çalışma ile Türkiye'deki Profesyonel Futbolcuların Öz Yeterlilik, Duygusal Zekâ Düzeyleri ile Stresle Başa Çıkmaları Arasındaki İlişkilerin Analizinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Araştırmanın evrenini; Türkiye profesyonel futbol liglerinde 130 Kulüpte faaliyet gösteren profesyonel futbolcular oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; 2022-2023 futbol sezonunda Süper Lig de, 1.-2. ve 3 Lig de faaliyet gösteren profesyonel futbolcular oluşturmaktadır. Örnekleme yöntemiyle ulaşılması hedeflenen ve güvenirlik düzeyi yüksek olması açısından örneklem grubu içerisinde bulunan toplamda 604 sporcu oluşturmuştur. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Türkiye'deki Profesyonel Futbolcuların Öz Yeterlilik, Duygusal Zekâ Düzeyleri ile Stresle Başa Çıkmaları Arasındaki İlişkiler Çeşitli Değişkenler (yaş, eğitim düzeyleri, medeni durumları, hangi lig, futbol oynama süreleri) ışığında Yüz Yüze ve Çevrimiçi Anket tekniği ile basit tesadüfi örneklem modeli ile değerlendirilmiştir. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi tercih edilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, araştırmaya dâhil edilen futbolcuların demografik özelliklerini belirlemeye yönelik araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formu yer almaktadır. İkinci bölümde, Türkçeye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış olan likert tipi "Öz-Yeterlik Ölçeği" bulunmaktadır. Üçüncü bölümde yine Türkçeye uyarlanıp psikometrik açıdan doğrulanmış "Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği – Kısa Formu (DZÖÖ-KF)" kullanılmıştır. Dördüncü bölümde ise Türkçe formunun geçerlik ve güvenirliği sağlanmış "Stresle Başa Çıkma Yaklaşımları Ölçeği" yer almaktadır. Bu ölçeklerden elde edilen tüm veriler Lisanslı SPSS 24.0 paket programına aktarılmış ve gerekli istatistiksel analizler gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak bu araştırmada öz-yeterlik, duygusal zekâ ve stresle başa çıkma becerileri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda, öz-yeterlik ile stresle başa çıkma arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğunu (r = 0.106, p<0.01) göstermektedir. Buna karşılık, öz-yeterlik ile duygusal zekâ arasında negatif yönde ancak zayıf bir ilişkinin bulunduğu (r = –0.081, p<0.05), duygusal zekâ ile stresle başa çıkma arasında da benzer şekilde zayıf ve negatif bir ilişki olduğu (r = –0.081, p<0.05) belirlenmiştir. Değişkenler arasındaki bu istatistiksel olarak anlamlı ancak oldukça düşük düzeydeki ilişkiler, araştırma grubundaki bireylerin öz-yeterlik algılarının, duygusal zekâ düzeylerinin ve stresle başa çıkma biçimlerinin birbirinden büyük ölçüde bağımsız ya da karmaşık bir etkileşim içinde olabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, söz konusu değişkenlerin tek yönlü ve güçlü ilişkilerle açıklanamayacak kadar çok boyutlu bir yapıya sahip olduğunu düşündürmektedir. Bu nedenle, gelecekte yapılacak araştırmalarda değişkenlerin alt boyutlarının ayrı ayrı ele alınması, nedensel yönelimleri ortaya koyabilecek daha kapsamlı analizlerin yapılması ve demografik ile psikolojik etmenlerin etkilerinin detaylı biçimde incelenmesi önerilmektedir. Ayrıca nitel veri toplama yöntemlerinin kullanılması, bireylerin stresle başa çıkma süreçlerini ve öz-yeterlik algılarını daha derinlemesine anlamaya katkı sağlayabilir.
Football, regarded as one of the most important sports of the modern era, has always stood out among sporting disciplines due to its large playing field, crowded team structure, and the high level of concentration and competition it requires. With its inherent technical, tactical, and physical components, football functions as an educational tool that contributes to the development of mentally and physically healthy, balanced, and well-adjusted individuals. Professional football players, in general, are individuals who dedicate most of their lives to sport and expect to obtain economic returns as a result of this commitment. This study examines, from multiple perspectives, the extent to which professional football players are able to cope with the psychological challenges they encounter. Accordingly, the aim of the study is to analyze the relationships between self-efficacy, emotional intelligence levels, and stress-coping strategies of professional football players in Türkiye. The population of the study consists of professional football players competing in 130 clubs within the professional football leagues in Türkiye. The sample comprises professional football players competing in the Süper Lig, the 1st, 2nd, and 3rd Leagues during the 2022–2023 football season. Using a sampling method designed to ensure a high level of reliability, a total of 604 athletes participated in the study. A relational survey model was employed in the research. The relationships between self-efficacy, emotional intelligence levels, and stress-coping strategies of professional football players in Türkiye were examined in relation to various variables, including age, educational level, marital status, league category, and years of playing experience. Data were collected using face-to-face and online questionnaire techniques and analyzed through a simple random sampling approach. The questionnaire method was used as the data collection tool in this study. The first section of the questionnaire includes a personal information form developed by the researcher to identify the demographic characteristics of the participating football players. The second section contains a Likert-type Self-Efficacy Scale, which was adapted into Turkish and whose validity and reliability have been established. The third section includes the Emotional Intelligence Trait Scale – Short Form (EITS-SF), which was also adapted into Turkish and psychometrically validated. The fourth section consists of the Stress Coping Styles Scale, for which the Turkish version has demonstrated adequate validity and reliability. All data obtained from these scales were entered into the licensed SPSS 24.0 statistical software package, and the necessary statistical analyses were conducted. In conclusion, this study examined the relationships between self-efficacy, emotional intelligence, and stress-coping skills. The findings indicate a positive and statistically significant relationship between self-efficacy and stress coping (r = 0.106, p< 0.01). In contrast, a weak but negative relationship was found between self-efficacy and emotional intelligence (r = ?0.081, p< 0.05). Similarly, emotional intelligence was found to have a weak and negative relationship with stress coping (r = ?0.081, p<0.05). Although these relationships are statistically significant, their low magnitude suggests that the participants' self-efficacy perceptions, emotional intelligence levels, and stress-coping strategies may be largely independent of one another or interact in complex ways. This finding implies that these constructs possess a multidimensional structure that cannot be adequately explained through simple, unidirectional, or strong relationships. Therefore, future research is recommended to examine the subdimensions of these variables separately, to employ more comprehensive analytical approaches capable of revealing causal directions, and to investigate the effects of demographic and psychological factors in greater detail. Additionally, the use of qualitative data collection methods may contribute to a deeper understanding of individuals' stress-coping processes and self-efficacy perceptions.







