ERİŞKİN RADİUS DİSTAL UÇ KIRIKLARINDA AÇIK REDÜKSİYON VE PLAKLI OSTEOSENTEZ SONRASI CERRAHİ SONUÇLARIMIZ (RETROSPEKTİF)
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
DOI
Özet
Radius distal uç kırıklarının cerrahi tedavisinde volar girişimle uyguladığımız kilitli anatomik plakla tespit yöntemlerinin sonuçları değerlendirildi. Çalışmamızda Ağustos 2013 ile Ağustos 2016 tarihleri arasında radius distal uç kırığı tanısı nedeniyle açık redüksiyon ve kilitli volar plak tespitiyle tedavi edilen eriskin 42 distal radius kırıklı hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların 27'si (% 64.2) erkek, 15'i (% 35.8) kadın olup yas ortalaması 44,11 (17-73) idi. Distal radius kırıklarının 20 tanesi (%47.6) sağ el bileği, 22 tanesi (%52.4) sol el bileğinde görüldü. Hastalaramızın tamamı sağ dominant olduğu için dominant taraf el bileğindeki kırık oranı %47.6, non-dominant taraf el bileğindeki kırık oranı %52.4 idi. Çalışmaya dahil 42 hastanın kırıklarının değerlendirmesinde Frykman ve AO sınıflandırma sistemleri kullanıldı. Çalışmaya alınan hastaların kırıkları Frykman sınıflandırması'na göre; 17 kırık tip 7 (%40.5) , 11 kırık tip 8 (%26.2) , 7 kırık tip 5 (%16.7) , 2 kırık tip 6 (%4.8), 2 kırık tip 2 (%4.8), 1 kırık tip 1 (%2.4), 1 kırık tip 3 (%2.4) ve 1 kırık tip 4 (%2.4) olarak değerlendirildi. AO sınıflandırmasına göre hastalardan 11 kırık C1 (%26.2), 11 kırık C2 (%26.2), 9 kırık B3 (%21.4) , 5 kırık A3 (%11.9) , 2 kırık B1 (%4.8), 2 kırık B2 (%4.8), 2 kırık C3 olarak değerlendirildi. Hastaların değerlendirmesinde Stewart radyolojik kriterleri, eklem hareket açıklıkları, fonksiyonel sonuçların ölçeklenmesinde QuickDASH-T (Quick Disability of Arm, Shoulder and Hand Anketi) ve Gartland-Werley anket skorları kullanıldı. Hastalarımızın takip süresi ortalama 24 ay (15-52 ay) olarak tespit edildi. Hastaların son takiplerinde yapılan klinik muayene sonucunda el bilek ve önkolrotasyon ortalama hareket açıklık değerleri; fleksiyon 70,9º (50-90), sağlam taraf fleksiyon 73.6 (60-90), ekstansiyon 67.3º (45-75), sağlam taraf ekstansiyon 71.5 (50-85), radial deviasyon 27.0º (15-40), sağlam taraf radial deviasyon 28.4º (15-40), ulnar deviasyon 32.8º (0-45), sağlam taraf ulnar deviasyon 35.3º (20-45), supinasyon 77.7° (30-90), sağlam taraf supinasyon 83.2° (70-90), pronasyon 82.5º (50-90) sağlam taraf pronasyon 85.3º 70-90) bulundu. Hastaların el kavrama güçleri dinamometre (CAMRYelectronic hand dynomometer) ile dirsek 90°, ön kol ve el bilek nötral pozisyondayken karşılaştırmalı olarak ölçüldü. Değerler sağlam tarafa göre yüzdesi alınarak bulundu. Tüm hastalarda kavrama gücü ortalaması sağlam olan tarafa göre % 87.09 bulundu (p ? 0,001).Radius distal uç kırığı sağ taraf olan hastalar içinse kavrama gücü ortalaması sağlam olan tarafa göre % 92.17 bulundu. Radius distal uç kırığı sağ taraf olan hastalar içinse kavrama gücü ortalaması sağlam olan tarafa göre % 82.76 bulundu (p ? 0,001). 3 grupta istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Gartland ve Werley klinik değerlendirme kriterlerine göre 42 kırığın 16 (% 38.1)'sında mükemmel, 22 (% 52.4)'sinde iyi ve 4 (% 9.5)'ünde orta sonuç elde edildi. Kırıkların radyolojik değerlendirilmesinde ortalama değerler, preop radial yükseklik 8.28 (SD:3.00) mm, postop radial yükseklik 14.04 (SD:3.79) mm, preop radial inklinasyon 13.83 (SD:4.22), postop radial inklinasyon 21.50 (SD:3.50), preop volar açılanma -5.23 (SD:13.61), postop volar açılanma 8.21 (SD:3.89) olarak ölçüldü Radyolojik, fonksiyonel sonuçlar ve komplikasyon oranları açısından çalışmamızda literatürdeki çalışmalarla benzer sonuçlar bulundu. Eklemi ilgilendiren kırıklarda istenilen mutlak tespit ve tam redüksiyonu sağlamada, yapılan tespitin dayanıklılığı ve devamlılığında radius distal uç kilitli volar plağın etkili bir tespit aracı olduğu kannatine vardık. Ayrıca plak tespiti sonrası hastalarımıza en erken sürede immobilizasyon yapmadan eklem hareketine başladık. Volar girişiminde kırığa ulaşmada, kırık restorasyonu sonrası redüksiyonda yumuşak dokuya en az hasara vererek yeterli açılımı sağladığını gördük. Sonuçta radius distal uç kırıklarında volar kilitli plak uygulamaları, özenli pre operatif planlama ve uygun teknikte dikkatli cerrahi yaklaşım ve kontrollü rehabilitasyon ile başarılı sonuçlar elde edilebilen bir yöntemdir. Anahtar sözcükler: Radius distal uç, kırık, volar kilitli plak
The results of the surgical treatment of distal radius fractures with anatomical plate by volar approach evaluated retrospectively from patient outcomes In this study, results of 23 patients with an average follow-up time for 24 months (15-52) and with a mean age of 44.11 (17-73), diagnosed with radius distal fracture and treated surgically with volar locking plate between the dates agust 2013 and agust 2016 in Fırat Univercity Hospital Orthopaedics and Traumatology Clinic, evaluated retrospectively from patient files. 27 (% 64.2) of patient were male and 15 (% 35.8) were famale. 20 (% 47.6) of patient were right radius distal fracture,22 (% 52.4) were lef and all of their dominant side was right. İn this study we used Frykmann and AO Classification. There were 11 type C1 (%26.2), 11 type C2 (%26.2), 9 type B3 (%21.4), 5 type A3 (%11.9), 2 type B1 (%4.8), 2 type B2 (%4.8) and 2 type C3 (%4.8) fractures according to the AO Classification System and the Frykman Classification there were 17 type 7 (%40.5), 11 type 8 (%26.2), 7 type 5 (%16.7), 2 type 6 (%4.8), 2 type 2 (%4.8), 1 type 1 (%2.4), 1 type 3 (%2.4) and 1 type 4 (%2.4) fractures. Stewart's radiological criteria and range of motion were used in clinical and radiological evaluation. QuickDASH-T and Gartland-Werley scores were used for functional assessment. At clinical examination of patients in last follow-up; when wrist and forearm range of joint motions are; the operated side/the firm side flexion; 70,9º/73,6º, the operated side/the firm side extension; 67,3º/71,5º, the operated side/the firm side radial deviation; 27,0º/28,4º, the operated side/the firm side ulnar deviation; 32,8º/35,3º, the operated side/the firm side supination; 77,7º/83,2º, the operated side/the firm side pronation; 82,5º/85,3. Patients' hand grip strengths were measured using a dynamometer (CAMRYelectronic hand dynomometer) and elbow 90 °, while the forearm and wrist were in neutral position. The values were found by taking the percentage according to the firm side. All patients had a mean grip strength of 87.09% (p<0,001). For patients with right distal radius fracture, the mean grip strength was 92.17%. For the patients with right distal radius fracture, 82.76% of patients with a mean grip strength average were found (p<0,001). All group was considered statistically significant. According to Gardland and Werley cilinically evaluation criters; excellent was 16 (% 38,1), good was 22 (% 52,4), moderate was 4 (% 9,5). The radiological measurment in last follow-up in, pre-op/pos-op radial lenght were 8,28/14,04, pre-op/pos-op radial inclinacition were 13,83/21,50, pre-op/pos-op volar tilt were -5,23/8,21. In terms of radiological, functional outcomes and complication rates, our study had similar results with the studies in the literature. In the fractures involving the joint, the absolute fixation and complete reduction were achieved, and there was a kannatine in which the stability and continuity of the fixation was an effective fixation tool for the distal end-locked volar plate. In addition, after the plate fixation, we started to move the joints without immobilization at the earliest time. In the volar attempt, we found that after reaching the fracture, the fracture restored to the soft tissue with minimal damage and provided adequate opening. As a result, volar locking plate applications in the distal radius fractures, careful preoperative planning and appropriate technique, careful surgical approach and controlled rehabilitation are successful methods. Key words: Radius distal end, fractures, volar locked anatomic plate







